Muş’un Varto ilçesine bağlı Badan ve Qasiman köylerinde, 98 bin ağacın kesilmesi için muhtarlıklara tebligat gönderildiği öğrenildi. Bölgede yaşayan kadınlar, bu kesimin Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesiyle bağlantılı olduğunu ifade ederek, “Ellerinizi ormanlarımızdan çekin” çağrısında bulundu.
Türkiye genelinde ve bölgede ekolojik tahribatın giderek arttığına dikkat çekiliyor. Özel şirketlere tahsis edilen ormanlık alanlar ve meralar, halkın rızası alınmadan çeşitli enerji santrallerine ve madencilik faaliyetlerine açılıyor. Son olarak Muş’un Varto ilçesine bağlı Badan ve Qasiman köylerindeki ormanların kesilmesi için köy muhtarlarına tebligat gönderilmesi tepkilere neden oldu.
Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Muş Orman İşletme Müdürlüğü tarafından gönderilen tebligatta, Qasiman köyünde 51 bin 276, Badan köyünde ise 46 bin 741 ağacın kesiminin planlandığı belirtiliyor. Toplamda 98 binden fazla ağacın kesilmesi söz konusu.
Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verileri ve uydu bazlı arazi örtüsü analizlerine göre, Varto ilçesinin sadece yüzde 1 ila 3 oranında ormanlık alana sahip olduğu biliniyor. Kesilmek istenen bu ormanlık alanların ise bölgede planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesinin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sahası içerisinde yer alması dikkat çekiyor. Bölge halkı, ağaç kesiminin “gençleştirme” bahanesiyle değil, JES projesine hazırlık amacıyla yapıldığını iddia ediyor. Varto Ekoloji Platformu üyesi kadınlar, bu plana karşı çıkarak topraklarını sonuna kadar savunacaklarını dile getirdi.
Varto Ekoloji Platformu üyesi Sibel Akdeniz, JES projesi kapsamında bölgede kuyuların açılacağı yönündeki planları hatırlatarak, kuyuların iptal edildiği söylentilerine rağmen henüz bir mahkeme kararının bulunmadığını belirtti. Akdeniz, orman kesiminin JES projesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Çevre köylerden insanlar da bu görüşü paylaşıyor. Bölgede birçok yerde mangal kömürü bahanesiyle ormanlar kesiliyor ve bununla birlikte maden aramaları yapılıyor. Bölgemiz adeta maden aramalarına açılmış durumda ve bu durum hepimizi tedirgin ediyor. Biz her projenin karşısındayız. Yeni bir direniş alanı oluşuyor. Orman kesimine karşı da JES’e karşı da sonuna kadar direnecek ve kazanacağız. Bu topraklar ve ormanlar bizim yaşam alanımızdır. Bu ağaçlar bizim evimiz. Ormanlarımız ve topraklarımız dışında bir varlığımız yok. Buraların şirketlere peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz.”
Alev Yılmaz, JES’e karşı verilen mücadelenin, planlanan orman kesimi için de sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Yılmaz, orman kesiminin ardındaki amacın önemsiz olduğunu vurgulayarak şunları dile getirdi: “Burada arıcılık, hayvancılık yapıyoruz. Bu topraklarda biz yaşıyoruz ve bizim dışımızda birçok canlı var. Ormanın içinde bir yaşam döngüsü var. ‘Meşe kömürü yapılacak’ yönünde bir duyum da bize ulaştı. ‘Ormanı siz kesin. Eğer siz bu ormanı kesmezseniz, ihale yoluyla şirkete veririz. Senin ormanını her türlü keserim’ gibi tehditlerle karşılaşıyoruz. Oysa burada çok sınırlı bir ormanlık alan mevcut. Bu ormanlar, bölgenin adeta ciğerleridir. Ormanların olduğu bölgede onlarca köy var ve köyler bu ormanlarla nefes alıyor. Önemli olan bu doğal varlığı korumaktır. Şimdi de ciğerlerimizi bize kestirmek istiyorlar.”
Orman kesimi planlarına tepki gösteren Mülkünaz Akdeniz, “JES adı altında önce topraklarımıza göz diktiler. Şimdi de ormanlarımızı kesmek istiyorlar. Yıllarca kentlerde çalıştıktan sonra emekli olup memleketimize döndük. Buranın suyu, ormanı ve havası temiz. Bu ormanımızın kesilmesine asla izin vermeyiz” şeklinde konuştu.
Naciye Gören ise “Toprağımızı vermiyoruz. JES projesi için aylardır direniyoruz. Şimdi de gözlerini ormanlarımıza diktiler. Ellerinizi ormanlarımızdan çekin. Topraklarımız kutsaldır, bu projeye geçit vermeyeceğiz. Varto halkı her zaman direnmiştir. Burası Varto, yenildiğimiz görülmemiştir” ifadelerini kullandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.