Mersin Limanı’nda yükleme ve boşaltma işlerinde çalışırken işten çıkarılan 185 işçinin, işe geri dönme ve sendikal haklarının tanınması talebiyle başlattığı direniş 103’üncü gününe ulaştı. Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Mersin Şubesi öncülüğünde liman önünde sürdürülen eyleme, işçilerin ailelerinin yanı sıra Barış Anneleri ile Mersin Emek ve Demokrasi Platformu temsilcileri de destek verdi.
Liman önünde gerçekleştirilen açıklamada “Sendika haktır engellenemez” pankartı açılırken, kitle sık sık “Atılan işçiler geri alınsın” ve “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganları attı. İşçiler, anayasal haklarını kullanarak sendikaya üye olduklarını ancak buna karşılık işten çıkarma saldırısıyla karşılaştıklarını vurguladı.
Eylemde söz alan TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, limanda uygulanan taşeron sisteminin işçilere kölelik koşullarını dayattığını belirtti. Öztürk, limandaki işleyişin ana sorumlusunun şirket yönetimi olduğunu hatırlatarak, özelleştirme sürecinden bu yana sendikal örgütlülüğün tasfiye edilmek istendiğine dikkat çekti. İşçilerin örgütlenme hakkından vazgeçmeyeceğini belirten Öztürk, işten çıkarılan tüm emekçiler işine geri dönene kadar meşru mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Direnişteki işçileri yalnız bırakmayan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, işçilerin 100 günü aşkın süredir sadece bir ekmek davası değil, aynı zamanda bir haysiyet mücadelesi yürüttüğünü söyledi. Koca, liman işçilerinin sınıf tavrının Mersin genelindeki tüm hak arama mücadelelerine ışık tuttuğunu vurguladı.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Savaş Gürkan ise liman yönetiminin hukuksuz uygulamalardan vazgeçmesi gerektiğini belirterek, demokratik kamuoyunu işçilerle dayanışmayı büyütmeye çağırdı. İşçiler, talepleri karşılanana kadar liman önündeki nöbetlerini sürdürmekte kararlı olduklarını yineledi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.