Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi talebiyle gerçekleştirdikleri oturma eylemini 371’inci haftasında da sürdürdü. Karşıyaka Çarşı girişinde bir araya gelen emekçiler, “İhraç tecrittir, tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açarak adalet taleplerini yineledi.
Eylemde basın açıklamasını okuyan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 No’lu Şube Eğitim Sekreteri Şifa Ada Demirbilek, KHK’ler aracılığıyla on binlerce kamu çalışanının herhangi bir somut delil sunulmadan işlerinden edilmesini siyasi bir tasfiye operasyonu olarak nitelendirdi.
OHAL süreci resmen sona ermiş olsa da KHK rejiminin kamu emekçileri üzerinde fiilen devam ettirildiğini vurgulayan Demirbilek, bu durumun iş güvencesini tamamen ortadan kaldırdığını ifade etti. İhraç edilen emekçilerin yargı süreçlerinin uzatılmasını ve görevlerine iade edilmemelerini “fiili OHAL uygulaması” olarak tanımlayan Demirbilek, bu sürecin bir yaşam hakkı ihlaline dönüştüğünün altını çizdi.
Eğitim alanında ve kamu bürokrasisinde yaşanan güncel sorunlara da değinen Demirbilek, mülakat sistemiyle liyakatin yok sayıldığını ve emek gaspının kurumsallaştığını belirtti. Sendikal faaliyetlerin ihraç gerekçesi yapılmasının örgütlenme özgürlüğüne yönelik açık bir saldırı olduğunu kaydeden Demirbilek, KHK’lerin derhal iptal edilmesi ve ihraç edilen tüm emekçilerin tüm özlük ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesi çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.