Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki okullarda yaşanan silahlı saldırılara karşı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) başlattığı Yaşam Nöbeti eylemine destek verdi. Eğitim Bakanlığı önünde ikinci gününde devam eden nöbete katılmak üzere Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen KESK üyeleri, polis engelini aşarak eylem alanına ulaştı.
Yüksel Caddesi’nden Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek isteyen kitle, başlangıçta polis barikatıyla karşılaştı. Yapılan müzakerelerin ardından barikatı aşan kamu emekçileri, “Eğitimde şiddete hayır, okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” yazılı pankartla nöbet alanına giriş yaptı. Burada yapılan basın açıklamasında, okullarda artan şiddet olaylarının münferit vakalar olmadığı, toplumsal bir çürümenin yansıması olduğu vurgulandı.
KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kara, eylemde yaptığı konuşmada, okullarda yaşanan can yakıcı olayların sorumlusunun mevcut siyasi iktidar olduğunu ifade etti. Kara, “Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin nasıl bu noktaya sürüklendiği sorusu, bugün milyonların ortak sorusudur. Bu sorunun muhatabı ise çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın kendisidir. Asıl sorun şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzendir” dedi.
Şiddet sarmalının sadece okullarla sınırlı kalmadığını, sokaktan eve kadar her alanı kuşattığını belirten Kara, suça sürüklenen çocuk gerçeğinin sistematik bir sonuç olduğunu dile getirdi. Ekonomik kriz, işsizlik ve umutsuzluğun yarattığı boşluğun mafya ve çeteler tarafından doldurulduğunu ifade eden Kara, şiddet kültürünün adeta teşvik edildiğine dikkat çekti.
Eğitim sistemindeki dönüşümün ve piyasacı yaklaşımların şiddeti körüklediğini savunan KESK, Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı. ÇEDES ve MESEM gibi projelerin eğitimde yarattığı tahribata değinen Kara, okulların tarikat ve cemaatlerin faaliyet alanına dönüştürülmesinin toplumsal huzuru bozduğunu vurguladı. Kara, yaşanan can kayıplarının ardından hiçbir sorumluluk alınmamasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Üretimden gelen güçlerini kullanarak iş bıraktıklarını hatırlatan Kara, mücadelenin sadece eğitim emekçileriyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Kara, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu eylem yalnızca bugüne değil, geleceğimize sahip çıkma iradesidir. Başta veliler olmak üzere tüm toplumu bu haklı mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz. Okullarda ve işyerlerinde tüm kamu emekçilerini, işçileri ve demokrasi güçlerini yaşam nöbeti eylemlerimizle dayanışmaya davet ediyoruz.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.