Dünya genelinde en ölümcül hastalıklar arasında yer alan kanser, Türkiye ve bölge illerinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği verilerine göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 240 bin kişiye kanser tanısı konulurken, her 5 ölümden birinin nedeni kanser olarak kaydediliyor. Özellikle bölge illerinde sağlığa erişimde yaşanan eşitsizlikler, teşhis ve tedavi süreçlerini hayati bir risk haline getiriyor.
Onkolog Halis Yerlikaya, kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek; gıda denetimi, çevre kirliliği ve tütünle mücadelenin yetersizliğine vurgu yaptı. Yerlikaya, bölge illerinde radyoterapi cihazlarının sınırlı olduğunu ve patoloji sonuçlarının geç çıktığını belirterek, “Kanser yarı acil bir hastalıktır. Hızlı müdahale edilmediğinde evre atlıyor. Bölge illerindeki hastaların, özellikle kadınların meme kanserinde daha geç evrelerde başvurduğunu görüyoruz” dedi.
TÜİK verilerine göre kanser kaynaklı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 21,8 ile Ağrı oldu. Ağrı’yı Kars ve Iğdır takip ediyor. Yerlikaya, özellikle Ağrı ve Van’da yemek borusu ile mide kanserinin yaygın olduğunu, bu durumun nedenlerine dair özel araştırmalar ve tarama programları yapılması gerektiğini belirtti.
Kanseri atlattıktan sonra bir dayanışma derneği kuran Hangül Özbey, yaşadığı bürokratik engelleri anlattı. Teşhis sürecinde kamu hastanelerinde uzun süre randevu beklediğini ifade eden Özbey, “Biyopsi sonucum çok geç çıktı. Şanslıydım çünkü ailemde sağlıkçılar vardı ancak köylerden gelen binlerce kadın benim kadar şanslı değil. O bekleme sürecinde hastalık evre atlayabiliyor” şeklinde konuştu.
Ekonomik krizin tedavi süreçlerini daha da zorlaştırdığını belirten Özbey, kamu hastanelerindeki yetersizlikler nedeniyle insanların yüksek ücretlerle özel hastanelere yönelmek zorunda kaldığını söyledi. Özbey, bölgedeki hastaların yaşadığı ulaşım ve barınma sorunlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Şırnak’tan, Silopi’den gelen hastalar var. Kemoterapi alıp toplu taşıma ile geri dönmek zorunda kalıyorlar. Bu yorgunluk ve enfeksiyon riski hayati tehlike yaratıyor. Kanser değil, tedavisizlik öldürüyor.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.