enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,5202
EURO
55,7063
ALTIN
6.633,21
BIST
11.721,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
16°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Parçalı Bulutlu
20°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C

İzmir Barosu’nda ÖHD’den Toplumsal Barış ve Demokratik Çözüm Çağrısı

İzmir Barosu’nda ÖHD’den Toplumsal Barış ve Demokratik Çözüm Çağrısı
17 Ekim 2026 20:52
A+
A-

İzmir Barosu Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Şubesi Eşbaşkanı Özcan Sarıoğlu, “umut hakkının temel bir insan hakkı olduğunu” vurgulayarak, baroları Kürt meselesinin demokratik çözümü ve kalıcı toplumsal barış için sorumluluk almaya davet etti.

İzmir Barosu’nun 2026-2028 Olağan Genel Kurulu, Bayraklı’daki Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda düzenlendi. Özcan Sarıoğlu, ÖHD’nin demokrasi ve adalet mücadelesi verdiğini, ezilen ve sömürülen halkların hukukunu savunduğunu, bu uğurda tutuklu meslektaşlarının mücadelesini büyütme kararlılığında olduklarını belirtti.

Hak Arama Mücadelesini Büyütüyoruz

Sarıoğlu, ulus olmaktan kaynaklanan kolektif hakları hukuk düzeninin dışında bırakılan Kürt halkının ve tüm halkların haklarını savunduklarını ifade etti. Konuşmasında, kadınların yaşam hakkı, özgürlüğü ve iradesinin hedef alındığı her yerde kadınlarla birlikte mücadele ettiklerini, Gülistan Doku, Rojwelat Kızmaz, Rojin Kabaiş başta olmak üzere katledilen ve kaybedilen kadınların hesabını sorduklarını söyledi. LGBTİ+’ların maruz kaldığı baskı, zulüm ve şiddete karşı mücadelelerini sürdürdüklerini vurguladı.

Sarıoğlu, “Demokrasi ve adalet mücadelesi verdiği, ezilen ve sömürülen halkların avukatlığını yaptığı ve her koşulda hak arayışını sürdürdüğü için tutuklu meslektaşlarımızın mücadelesini büyütüyoruz. Savunma hakkına yönelen her türlü müdahalenin karşısında duruyor; meslektaşlarımızın mesleki faaliyetleri nedeniyle yargılanmadığı bir hukuk düzeni için mücadele ediyoruz” dedi.

Yoksulluğun derinleştiği, emeğin değersizleştirildiği, genç hukukçuların geleceksizliğe mahkûm edildiği, insanca bir yaşam kurma umudunun ellerinden alındığı her alanda adalet ve eşitlik talebini yükselttiklerini belirtti. Ayrıca, doğanın talan edildiği, yaşam alanlarının sermaye ve rant uğruna yok edildiği yerlerde ekoloji mücadelesini sürdürdüklerini, hak ihlalleri, keyfi ve işkenceye varan uygulamalarla gündemden düşmeyen hapishanelerde derinleşen eşitsizliği görünür kıldıklarını ve hak arama mücadelesini güçlendirdiklerini dile getirdi.

Umut Hakkı Temel İnsan Hakkıdır

Umut hakkının bir ayrıcalık değil, herkes için geçerli temel bir insan hakkı olduğunun altını çizen Sarıoğlu, “Biz hukukçular olarak, umut hakkı mevzuatımızda gerçek anlamda yer bulana kadar bu talebi dile getirmeye devam edeceğiz. Tüm bu alanlarda mücadele eden bir meslek örgütü ve sorunlarımıza birlikte çözümler aradığımız, dayanışmayı esas alan bir baro istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Baroların toplumsal barışın inşasında önemli bir rolü olduğunu belirten Sarıoğlu, içinde bulunulan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin, halkların, kimliklerin, inançların ve cinsiyetlerin eşit ve özgürce bir arada yaşayabileceği demokratik bir toplum inşası için tarihi bir fırsat sunduğunu dile getirdi. Bu fırsatın toplumsal ve hukuki bir dönüşüme evrilmesinin, baroların ve hukukçuların üstleneceği sorumlulukla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Sarıoğlu, kalıcı barışın yalnızca çatışmasızlıkla değil; sorunların demokratik ve hukuki yollarla çözüleceği mekanizmalarla mümkün olduğunu söyledi. Sarıoğlu, hukukçuların temel görevinin, toplumsal barışın önünü açan demokratik bir hukuk düzeni için mücadele etmek olduğunu kaydetti.

Konuşmasını, barışın toplumsallaşması ve demokratik çözümün hukuki güvencelerinin oluşturulması için baroların daha kararlı ve kapsayıcı bir tutum alması gerektiğini vurgulayarak tamamlayan Sarıoğlu, gelecek dönemde İzmir Barosu’nun tarihsel sorumluluğunun gereği olarak Kürt meselesinin hukuk zeminine taşındığı bu süreçte sessiz kalmayarak barıştan ve demokratik çözümden yana açık ve kararlı bir adım atmaya davet etti.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.