İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, bölgede devam eden gerilim ve müzakere süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Geçici ateşkes modellerine mesafeli yaklaştıklarını belirten Hatibzade, “Diplomasiyi tüketmek için kullanılan ve ardından yeniden savaşa dönülen bu kısır döngü sona ermelidir” diyerek kalıcı bir barışın tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında gazetecilerle bir araya gelen Hatibzade, ABD ve İran arasında yürütülen görüşmeler ile İsrail’i de kapsayan bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. Hatibzade, geçici ateşkeslerin sorunu çözmek yerine şiddeti ertelediğini savunarak, yürütülen müzakerelerin nihai hedefinin savaşı tamamen sonlandırmak olduğunu ifade etti. Diplomatik çabaların sonuç vermesi için “savaş ve diplomasi” arasındaki gel-git sürecinin aşılması gerektiğine dikkat çekti.
Bölgesel güvenliğin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na dair de konuşan Hatibzade, boğazın binlerce yıldır açık olduğunu ve İran’ın kara sularının bir parçası olduğunu hatırlattı. Hürmüz Boğazı’nın İran’ın iradesiyle tarih boyunca açık tutulduğunu belirten Hatibzade, ABD ve İsrail’in saldırgan politikalarının bölgeyi boğmaya yönelik olduğunu ifade etti. Hatibzade, “Bütün bölgeyi ve İran’ı boğmaya, dünya ekonomisini de bundan zarar görmeye sürüklemeye karar verdiler” dedi.
Barış ve istikrarın sağlanması için muhataplarının sahadaki gerçekleri kabul etmesi gerektiğini belirten Hatibzade, kalıcı bir çözüm için şu şartları dile getirdi: “Eğer bu savaş kalıcı olarak sona erer ve Amerika maksimalist tutumlarını bırakıp sahadaki gerçekleri kabul ederse; kimsenin uluslararası hukuku ihlal edemeyeceğini ve İran’ın toprak bütünlüğü ile egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini kabul ederse, İran, Hürmüz Boğazı’nın barış ve istikrar koridoru olmaya devam edeceğini garanti edebilir.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.