Taksim Gezi Parkı’nda 28 Mayıs 2013 tarihinde kentsel dönüşüm adı altında başlatılan müdahaleye karşı gelişen ve kısa sürede tüm ülkeye yayılan Gezi Direnişi, 13’üncü yılını geride bıraktı. Direnişin tanıklarından Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Parti Meclisi Üyesi Ahmet Saymadi, Gezi’nin toplumsal hafızadaki yerini ve demokrasi mücadelesine bıraktığı mirası değerlendirdi.
Gezi’nin sadece bir park ve ağaç nöbeti olmadığını, iktidarın toplumun yaşam tarzına yönelik sistematik müdahalelerine karşı bir itiraz olduğunu vurgulayan Saymadi, o dönemde 1 Mayıs yasaklarının ve kültürel alanlara yönelik baskıların tepkiyi zirveye taşıdığını belirtti. Saymadi, Gezi’nin kadınlardan LGBTİ+’lara, Kürtlerden Alevilere kadar toplumun tüm kesimlerini kendi renkleriyle bir araya getiren özgürlükçü bir mecra olduğunu ifade etti.
Gezi Direnişi’nin 15-16 Haziran işçi eylemleri ve Cizre Newrozu gibi önemli toplumsal hareketlerle kurduğu bağa dikkat çeken Saymadi, bu sürecin yeni kuşaklar için bir okul niteliği taşıdığını söyledi. Gezi’nin Türkiye siyasal repertuarında artık kalıcı bir referans olduğunu vurgulayan Saymadi, ödenen ağır bedellere ve baskılara rağmen direniş ruhunun güncel toplumsal itirazlarda yaşamaya devam ettiğini dile getirdi.
Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater’e selam gönderen Saymadi, yargı süreçlerinin hukuki temelden yoksun olduğunu belirtti. İki kez beraat kararı verilen bir dosyada üçüncü yargılama ile cezaların onanmasının yargının siyasallaşmasının en bariz örneği olduğunu ifade eden Saymadi, muhalif kesimler üzerindeki yargı kıskacının toplumsal iradeyi kırmaya yönelik bir hamle olduğunu kaydetti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.