Geçtiğimiz günlerde 104 yaşında hayata gözlerini yuman Fransız filozof ve sosyolog Edgar Morin için Paris’te devlet töreni düzenlendi. Les Invalides kompleksinde gerçekleştirilen ulusal anma törenine Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yanı sıra çok sayıda siyasetçi, düşünür ve seveni katıldı.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Morin’i “yüzyılın olağanüstü bir kaderi” ve “evrensel bir hümanist” olarak nitelendirdi. Macron, Morin’in yaşamı boyunca özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve halkların hakları için mücadele ettiğini belirterek, “Onun için gerçek hiçbir zaman tek bir dogmanın tekelinde değildi” ifadelerini kullandı.
Başbakan Sébastien Lecornu ve hükümet üyelerinin de hazır bulunduğu tören, askeri saygı duruşu ve Fransız milli marşı La Marseillaise’in seslendirilmesinin ardından sona erdi.
1921 Paris doğumlu olan Edgar Morin, İspanya İç Savaşı sırasında anti-faşist cephede yer alarak toplumsal mücadelelerle tanıştı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransa’nın Nazi işgaline uğramasına karşı direniş saflarında yer alan Morin, 1951’de Fransız Komünist Partisi’nden ayrıldı. 1950’li yıllardan itibaren geliştirdiği fikirlerle sosyolojinin ve felsefenin dünya çapındaki en önemli figürlerinden biri haline geldi.
Dünya çapında 38 üniversiteden fahri doktora unvanı alan Morin, uzun yıllar boyunca Fransa Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi (CNRS) direktörlüğü görevini yürüttü.
Edgar Morin, entelektüel kimliğini sadece akademik çalışmalarla sınırlı tutmayarak dünyadaki pek çok demokratik mücadeleye de destek verdi. Türkiye’deki barış arayışlarına dair duyarlılığıyla bilinen Morin, Abdullah Öcalan tarafından başlatılan barış ve demokratik toplum süreçlerine yönelik destek mesajları yayımlamıştı. Farklı tarihlerde yaptığı açıklamalarla Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü de talep eden Morin, barışın ancak halkların birbirine fırsat vermesiyle mümkün olabileceğini savunuyordu.
Morin, barışın önemini şu sözlerle vurgulamıştı: “Türkiye’deki barış ve demokratik dönüşüm sürecini destekliyorum. Barış, insanların kendileriyle ve birbirleriyle özgürce konuşabilmesidir. Barış aynılaşmak değil, birbirine fırsat vermektir; yok etmeden ikna etmeye çalışmaktır.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.