enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
19°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
20°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C

Diyarbakır’daki Psikoloji Kongresi’nde Anadil ve Terapinin Önemi Vurgulandı

Diyarbakır’daki Psikoloji Kongresi’nde Anadil ve Terapinin Önemi Vurgulandı
27 Eylül 2026 17:12
A+
A-

Mezopotamya Psikologlar Derneği (DER-MEZ) tarafından Diyarbakır’da düzenlenen Mezopotamya Psikoloji Kongresi, ‘Terapi ve Anadil’ başlıklı panel ve kapanış konuşmalarıyla sona erdi. Psikolog Ebru Akkoyun’un moderatörlüğünü üstlendiği panele, Psikoterapist Leyla Turhan Taylan ve Dicle Üniversitesi’nden Akademisyen Düzgün Uğur konuşmacı olarak katıldı.

Londra’dan online katılan Psikoterapist Leyla Turhan Taylan, iki dilli terapinin inceliklerine dikkat çekti. Taylan, anadilin önemini vurgulayarak, ikinci bir dilde kişinin anadilindeki duygusal derinliği ve ifade gücünü tam olarak yakalayamayacağını belirtti. Araştırmaların, göçmenlerin rüyalarının genellikle geride bıraktıklarıyla ilgili olduğunu gösterdiğini aktaran Taylan, ‘İki dil, iki ayrı dünyada yaşamak gibidir. İnsanlar anadiliyle daha samimi ve içten bir iletişim kurarken, yabancı dilde daha savunmacı bir tutum sergileyebiliyor’ değerlendirmesinde bulundu.

Akademisyen Düzgün Uğur ise anadilin duygusal ve içsel bir yapıya sahip olduğunu, sonradan öğrenilen dillerin ise daha mesafeli ve bilinçli bir kontrol mekanizması taşıdığını ifade etti. Uğur, terapinin anadille yürütülmesinin kritik olduğunu belirterek, ‘Anadil, duygunun tüm boyutlarıyla ifade bulduğu dildir. İkinci bir dile geçildiğinde ise anılar yalnızca kelimelere dökülmekle kalır, derinliği kaybolabilir’ dedi. Terapi sürecinde analistin danışanın anadilini bilmesinin önemine dikkat çeken Uğur, dillerin değişiminin terapide yorumlanmasının gerekliliğini vurguladı. Uğur, ‘Kişi anadilinden ikinci bir dile geçtiğinde aslında bir tür acı yaşar. İkinci dil, duygudan bir ölçüde ayrı bir ifade biçimi sunar’ şeklinde konuştu.

Paneldeki konuşmaların ardından Murat Burtukaçin’in ‘Sınır ve Kimlik’ başlıklı söyleşisi dinleyicilerle buluştu.

Kongre: Bu Bir Başlangıç

Kongrenin kapanış konuşmasını gerçekleştiren Komite üyesi Psikolog Jiyan Ay Subaşı, üç gün boyunca yoğun bir şekilde ele alınan ‘Dil ve Kimlik’ meselesinin önemine değindi. Bu alandaki eksiklikleri gözlemlediklerini belirten Subaşı, kongrenin sonuç bildirgesinin ileri bir tarihte kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. Subaşı, bu kongrenin Kürdistan’daki psikologları ilk kez hem yüz yüze hem de online olarak bir araya getirmesi açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti.

Psikolog Mehmet Şerif Akbaş ise konuşmasında, kendi dillerinde bir kongre yapma hayallerinin gerçekleştiğini dile getirerek, ‘Bu sadece bir başlangıçtı. Katılımınız için hepinize teşekkür ederiz’ ifadelerini kullandı.

Kapanış konuşmalarının ardından panel konuşmacılarına plaket takdim edilmesiyle Mezopotamya Psikoloji Kongresi sona erdi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.