Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Ortadoğu’da barışın imkanları: Tarih, siyaset ve toplumsal dinamikler” başlıklı panelde, bölgedeki çatışmalı süreçler ve kalıcı barış arayışları masaya yatırıldı. Panelde yapılan konuşmalarda, Kürtlerin demokratik tecrübelerinin Ortadoğu’da barışın ve bir arada yaşamın sağlanması için önemli bir model teşkil edebileceği vurgulandı.
Ali Emiri Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ve çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı panelin moderatörlüğünü SAMER Saha Araştırmaları Merkezi Koordinatörü Yüksel Genç yaptı. Panele Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Konseyi Üyesi Hediye Yûsif, Prof. Dr. Hamit Bozarslan, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar ve Siyaset Bilimci Doç. Dr. Arzu Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.
Panele çevrimiçi katılan Prof. Dr. Hamit Bozarslan, Ortadoğu’daki mevcut savaşların Soğuk Savaş döneminden daha ağır ve öngörülemez bir boyuta ulaştığını belirtti. Bölgedeki iktidarların “tek tipleştirme” politikalarına dikkat çeken Bozarslan, Araplaştırma, Türkleştirme ve Farslaştırma süreçlerinin şiddet olgusunu derinleştirdiğini ifade etti. Kürt siyasal hareketinin tecrübesine değinen Bozarslan, “Kürtlerin çok renkli ve çok dilli yapısı bu noktada önemli bir değişim yarattı. Kürtler, kendi tecrübelerini derinleştirerek Ortadoğu için demokratik bir örnek olabilirler” dedi.
Siyaset Bilimci Doç. Dr. Arzu Yılmaz, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde iç ve bölgesel dinamiklerin belirleyici olduğunu vurguladı. Barışın tesisi için savaşın ortaya koyduğu risklerin doğru analiz edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, bölgesel ittifakların değişim hızına dikkat çekti. Hediye Yûsif ise Rojava’da inşa edilen yönetim modeli ve Suriye’deki demokratik sistem arayışlarına dair deneyimlerini paylaşarak, toplumun özgürlük taleplerinin savunulmasının önemine değindi.
Panelin son konuşmacısı olan DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Türkiye’nin Kürt meselesini çözmeden demokratik bir yapıya kavuşamayacağını ifade etti. Güvenlikçi politikaların bugüne kadar çözüm üretmediğini hatırlatan Çandar, “Kürtlerin Türkiye’nin kurucu ortağı olması, demokratik bir cumhuriyet için şarttır” dedi. Konuşmasında Abdullah Öcalan tarafından sunulan çözüm deklarasyonlarının ve demokratik manifesto arayışlarının tarihi önemine değinen Çandar, sürecin yasal bir statü ve hukuki güvenceye kavuşması gerektiğini vurguladı.
Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.