Diyarbakır’da, kadın katliamlarına karşı sürdürülen “Kadın, Adalet ve Hafıza Nöbeti”nde, son dönemde katledilen veya şüpheli şekilde yaşamını yitiren dokuz kadının hikayesi paylaşıldı ve adalet mücadelesine vurgu yapıldı.
Diyarbakır Şiddetle Mücadele Ağı tarafından başlatılan “Kadın, Adalet ve Hafıza Nöbeti”, ikinci haftasında da devam etti. Diyarbakır Adliyesi önünde toplanan kadınlar, “Kadınlar adalet ve hafıza nöbeti tutuyor” pankartı ve katledilen kadınların fotoğraflarıyla seslerini yükseltti. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de destek verdiği nöbette, kadınların adalet talebini dile getiren sloganlar atıldı, “Jin, jiyan, azadî” ve “Kadın cinayetleri politiktir” vurguları yapıldı.
Rosa Kadın Derneği adına açıklama yapan Ruşen Yakut, bu haftaki nöbette, 2 ile 12 Ekim tarihleri arasında Türkiye’nin farklı kentlerinde katledilen ve bilgilerine ulaşılabilen kadınların yaşam öykülerinin ortak hafızada buluşturulduğunu belirtti.
Yakut, kadın katliamlarına yönelik adalet mücadelesinin belli bir zamanla sınırlı olmadığını vurgulayarak, hakikat ve adalet talebinden vazgeçemeyeceklerinin altını çizdi. Ruşen Yakut, “Bizim için hafıza, hatırlatmak, iz bırakmak ve unutturmamaktır. Adalet arayışı kadınların yaşam hakkına ilişkin toplumsal sorumluluğu bugüne taşımaktır” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın ardından katledilen ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren Füsun Yuluğkural, Gözde Çelik, Emel Bozkuş, Fadime Akbal, Gülşah Oktay, Sakine Y, Fikriye Cin, Mercan Kaplan ve Canan Bebek’in hikayeleri okunarak anıları yaşatıldı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.