Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye’ye yönelik yayımladığı yıllık raporu değerlendirdi. Güleç, raporda yer alan eleştirilerin yapıcı bir temelde ele alınması ve demokratik yasal reformların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
AP, 381 oyla kabul edilen raporunda, Türkiye’nin demokratik reform eksikliği nedeniyle Avrupa Birliği (AB) genişleme sürecindeki fırsatları kaçırdığına işaret etmişti. Raporda, Türkiye’nin AB üyeliğine bağlılık beyanlarına rağmen temel sorunları çözmediği belirtilirken, çözüm sürecine dair oyalayıcı tutumların süreci dış müdahalelere açık hale getirdiği uyarısı yapılmıştı.
Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin 2018’den bu yana durma noktasına geldiğini ifade eden Abdulkadir Güleç, rapordaki tespitlerin beklenen yönde olduğunu söyledi. Güleç, “Raporda Kürt meselesinden insan haklarına, hukukun üstünlüğünden yargıdaki çifte standartlara kadar pek çok hayati konu başlığı bulunuyor. Bu kriterler, evrensel hukuk ilkelerinin temelidir. Türkiye’nin bu yükümlülükleri yerine getirmediğine dair tespitler bizim için şaşırtıcı olmadı” dedi.
Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesinin Türkiye’nin AB üyeliği hedefi için belirleyici olduğunu dile getiren Güleç, şiddet sarmalından çıkmanın toplumsal barışa büyük katkı sunacağını belirtti. Güleç, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı ile adil yargılanma gibi alanlardaki sorunların büyük ölçüde Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden kaynaklandığını ifade etti.
Güleç, “Kürt meselesini çözmüş ve çatışma ortamından kurtulmuş bir Türkiye, AB yolunda çok daha güçlü bir konuma gelir. Bu noktada yapılan eleştirileri doğru kavramak ve demokratik reformları hayata geçirmek elzemdir” şeklinde konuştu.
Güleç, demokratikleşme yolunda atılması gereken öncelikli adımları şu şekilde sıraladı: “Öncelikle Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi isimler hakkındaki Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları uygulanmalıdır. Ayrıca, cezaevlerinde yıllardır tutulan hasta mahpusların tahliyesi için yasal bir düzenlemeye dahi gerek duyulmadan adım atılabilir. Bunlar yargıdaki tıkanıklığı açacak pratik hamlelerdir.”
Kalıcı bir barış için yasal bir çerçeveye ihtiyaç duyulduğunu belirten Güleç, “Şiddet sarmalının son bulması için Meclis’ten bir ‘çerçeve yasa’ çıkarılmalıdır. Basın ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki baskılar kaldırılmalı, demokrasi mücadelesi veren kesimlere yönelik engeller son bulmalıdır. Hükümet bu konuda irade gösterirse, toplumun tüm kesimleri süreci destekleyecektir” dedi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.