Dersim’de uzun süredir yürütülen asimilasyon politikaları, son dönemde özellikle inanç ve kültürel değerler üzerinden derinleştiriliyor. Kutsal mekanların defineciler tarafından tahrip edilmesi, doğanın ve yaban hayatının hedef alınması ile Sunni-İslam ideolojisinin dayatılması, Rêya Heq inancına yönelik sistematik bir müdahale olarak değerlendiriliyor.
Şex Delili Berxecan Ocağı’ndan Ergün Haydaroğlu, bölgede yürütülen özel savaş politikalarına dikkat çekerek, Dersim coğrafyasının her dağında ve deresinde bulunan kutsal mekanların devlet tahakkümü altına alınamayacağını belirtti. Haydaroğlu, özellikle ‘Xızır’ın Davarı’ olarak nitelendirilen dağ keçilerine yönelik saldırılar ve Munzur Baba gibi kutsal alanların sit statüsünün düşürülerek ‘peyzaj’ adı altında yapılaşmaya açılmasını eleştirdi.
Dersim merkezdeki cemevinin halkın emeğiyle inşa edildiğini hatırlatan Haydaroğlu, mevcut yönetimin devlet kurumlarıyla iş birliği yaparak asimilasyonun bir parçası haline geldiğini savundu. Cemevi içerisinde inançla bağdaşmayan uygulamaların hayata geçirildiğini ifade eden Haydaroğlu, “Bu cemevi yönetimi artık hak inancını belirleyen bir noktada kendine rol biçmiş durumda. Kendi pirlerini, ocaklarını katledenlere karşı tek kelime konuşamıyorlar” dedi.
Dersim halkının tarih boyunca büyük katliamlara rağmen inancını korumak için büyük bir direngenlik sergilediğini vurgulayan Haydaroğlu, hedefin özünden kopmuş ve biatçı bir toplum yaratmak olduğunu söyledi. Haydaroğlu, Dersimlilere çağrıda bulunarak, “Dersimliler, yaşadığı inancın, hakikatin, girdikleri yolun ve verdikleri ikrarın kıymetini bilsinler, yollarını terk etmesinler” ifadelerini kullandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.