Adalet Peşinde Aileleri Platformu, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yargı süreçlerindeki cezasızlık politikalarına karşı Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden aileler, özellikle Adana’daki Alpargün Apartmanı davasında müteahhit hakkında verilen “olası kast” kararının istinafa taşınmasına ve sorumluların korunmasına tepki gösterdi.
Polis engeline rağmen bakanlık binası önüne ulaşan aileler, “Depremde kaybettiklerimiz için olası kasta sahip çıkıyoruz” yazılı pankart açtı. Eylem boyunca “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” ve “6 Şubat’ı unutma, unutturma” sloganları atıldı.
Platform adına açıklama yapan Döne Kaya, milyonlarca insanın yaşam hakkının gasbedildiği deprem yıkımının üzerinden üç yıl geçtiğini hatırlattı. Kaya, bu süre zarfında adaletin yerini bulmadığını belirterek, “Geçen üç yıl içinde bu yıkıma sebep olanlar, bizim açımızdan gerçek bir yargılamaya tabi tutulmadı. Verilen düşük cezalar ceza değil, adeta bir ödüldür. Malzemeden çalanlar, bizi ölüme gönderenler ‘bilmeden oldu’ denilerek bilinçli taksirle yargılanıyor. Biz binlerce insanın ölümünün bilmeden gerçekleştiğini kabul etmiyoruz” dedi.
Konuşmasında, AFAD ve Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın 2019-2021 yılları arasında Kahramanmaraş’ta gerçekleştirdiği tatbikatlara ve İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) raporlarına dikkat çeken Kaya, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve diğer yetkililerin riske karşı önlem almadığını vurguladı. Kaya, “Olması gereken tek ceza olası kasttır. Buna rağmen sorumlular iyi hal indiriminden yararlanıyor. Binlerce canın karşılığında verilen bu indirimler, toplumun adalet duygusunu yerle bir ediyor” ifadelerini kullandı.
Depremin sorumluları “olası kast” ile yargılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirten aileler, cezasızlık kültürünün yeni felaketlere davetiye çıkardığını ifade etti. Döne Kaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Deprem bölgesi şu an bir şantiye alanına dönmüş durumda. Cezasızlık, yeni ölümlerin yolunu açıyor. Adaletin gecikmesine neden olan her kişi ve kurum bu suça ortaktır. Bugün burada bulunmamız bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu bizim kaybettiklerimize borcumuz, yaşayanlara ise sorumluluğumuzdur. Bu adaletsizliğe alışmayacağız, unutmayacağız ve asla susmayacağız.“
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.