DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, partisinin “Yatırım fonlarında başlayan manipülasyon iddialarının araştırılması” amacıyla verdiği grup önergesi üzerine Meclis Genel Kurulu’nda konuştu. Kaya, iktidarın bu durumu teknik bir mesele veya piyasa dalgalanması olarak göstermeye çalıştığını ancak hem yurttaşın hem de kendilerinin gerçeği bildiğini ifade etti.
Yaşananları “büyük bir skandal” olarak niteleyen Adalet Kaya, soruşturmada adı geçenleri “vurguncu” olarak tanımlayarak hesap sorulması gerektiğini vurguladı. Kaya, iktidar partisinde görev yapan veya geçmişte görev yapmış kişilerin de hesap vermesi gerektiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın “spekülasyon üzerinden kazanç elde eden bedelini ödeyecek” sözlerini hatırlattı. Kaya, bu kapsamda DEM Parti olarak haksız kazanç elde edenlerin kimler olduğunun ortaya çıkarılması ve halkın gasp edilen emeğine sahip çıkılması amacıyla bir kez daha Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını teklif ettiklerini dile getirdi.
Konuyu bir aydır gündemde tuttuklarını ve iktidarın sorumluluğu üzerinden atmaya çalıştığını ifade eden Kaya, “İktidar sürekli konuyu teknik bir mesele, bir piyasa dalgalanması gibi göstermek istiyor. Bunun böyle olmadığını bizler de, yurttaş da biliyor. Bu vurgun, adım adım, göz göre göre, bile bile geldi” dedi. Kaya, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025 tarihinde bu fonlarda manipülasyon yapıldığını kamuoyuna duyurduğunu, SPK’nın kendi tespitlerinin de manipülasyonun 2025’in son çeyreğinde saptandığını gösterdiğini belirtti. “Peki bu ülkenin denetim mekanizmaları aylarca ne yaptı? Neden kapsamlı bir düzenleme için 28 Ağustos 2026’ya kadar beklendi?” diye soran Kaya, Borsa İstanbul’dan uyarılar gelmesine rağmen SPK’nın harekete geçmemesini eleştirdi. Kaya, aylarca süren bu sürecin, sermaye çetelerine ve nüfuzlu çevrelere alan açan, zaman kazandıran, bilinçli bir göz yumma olduğunu ve nihayetinde “beklenen felaketin, vurgunun patlak verdiğini” söyledi.
Adalet Kaya, 455 bin kişinin 891 milyar TL net varlığının buharlaştırıldığını ifade ederek, Borsa İstanbul’daki kaybın 100 milyar doları aştığını belirtti. Kaya, “Peki bu yarım milyon mağdur insan kimdir? Finans baronu mu? Kumarbaz mı? Spekülatör mü? Tabii ki değil. Elbette değil. Bu ülkenin yoksulları, ücretli emekli geçinenler, vurgunu yapanların götürdüğü milyarları tahayyül dahi edemeyenler” dedi. Yurttaşların bu tuzağa nasıl düştüğünü açıklayan Kaya, eskiden ek emekli ikramiyesiyle veya düğünde takılan takıyla ev alabilen insanların artık bunun bir hayal olduğunu bildiğini söyledi. Yıllarca çalışıp biriktirdikleri paraları, gençler ve genç çiftlerin düğün hediyelerini, devletin lisans verdiği TEFAS altyapısıyla güvenerek fonlara yatırdığını aktardı.
Bu kişilerin, yatırımın değer kaybetmeyeceği, hatta üzerine kredi çekip borçlanarak bir ev veya araba alabilecekleri umuduyla hareket ettiklerini belirten Kaya, ancak devletin onları korumak yerine adeta “kurtlar sofrasında yem ettiğini” ifade etti. Ülkedeki ekonomik gerçekliği bir örnekle açıklayan Kaya, on yıl önce bin liraya sıfır bulaşık makinesi alabilen bir emekçinin, bugün aynı paraya sadece bulaşık deterjanı alabildiğini söyledi. Kaya, bunun iktidarın yarattığı hiperenflasyon ve yoksulluk tablosu olduğunu vurguladı.
Halk soyulurken birilerinin servetine servet kattığına dikkat çeken Kaya, eski bir Bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı’nın sadece 163 milyon liralık yatırımla 2 milyar 170 milyon lira “fahiş kazanç” sağladığının soruşturma dosyalarına girdiğini belirtti. Kaya, eski Bakan ve kimlikleri sır gibi saklanan diğer “üçkağıtçı ve dolandırıcıların” milyarları götürürken, milyonlarca yurttaşın açlık sınırının altında ücretlerle çalıştığını, yüz binlerce kadının asgari ücretin yarısına merdiven altı atölyelerde, mevsimlik tarımda, ev eksenli işlerde ter döktüğünü söyledi. Ailelerin çocuklarının beslenme çantalarını nasıl dolduracaklarını düşündüğünü, çocukların okula çoğu zaman aç girdiğini belirten Kaya, grubunu ziyaret eden bir emeklinin sözlerini aktardı: “Bu ülkede yoksullar var, bir de doymayanlar var. O doymayanların gözü doysa yoksulluk da sona erecek.”
Meclis’in denetim yetkisinin engellenmemesi çağrısında bulunan Kaya, komisyonun kurularak gerçeklerin ortaya çıkarılmasını istedi. “Kimi, neyi saklıyorsunuz? Bu Meclis halkın soyulmasına kalkan olamaz” ifadelerini kullanan Kaya, önergenin kabul edilerek tüm ihmallerin ve siyasi çıkar bağlantısı olanların bağımsız bir şekilde soruşturulmasını talep etti.
Ancak söz konusu önerge, AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.