Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, kamuoyunda kuyu tipi olarak adlandırılan Y ve S Tipi ile yüksek güvenlikli cezaevlerinin kapatılması talebiyle yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bu cezaevlerinin mahpusları toplumsal yaşamdan ve insani temaslardan koparan birer tecrit merkezi olduğu vurgulandı.
Cezaevlerindeki hak ihlallerine ve tecrit koşullarına karşı 266 gün boyunca açlık grevi sürdüren Gürkan Türkoğlu’nun, yoğun bakımda sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybettiği duyuruldu. Türkoğlu’nun ölümünden Adalet Bakanlığı ve siyasi iktidarın sorumlu tutulduğu açıklamada, Türkoğlu’nun taleplerinin ancak eylemi kritik aşamaya geldikten sonra kabul edildiği hatırlatıldı. Komisyon, kuyu tipi hapishanelerdeki koşulların işkence ve insanlık dışı muamele kapsamında olduğunu belirtti.
Açıklamada, Türkiye’deki cezaevi nüfusuna dair çarpıcı verilere de yer verildi. Haziran 2026 verilerine göre cezaevlerinde 427 bin 525 mahpusun bulunduğu, denetimli serbestliktekilerle birlikte bu sayının 925 bine ulaştığı ifade edildi. Bu tablonun siyasi iktidarın anti-demokratik karakterini ortaya koyduğu savunulan açıklamada, kuyu tipi olarak nitelenen 41 tecrit merkezinin mahpusları fiziksel ve ruhsal olarak çökertmeyi hedeflediği kaydedildi.
Yüksek güvenlikli cezaevlerinde yaşanan ölümlerin etkili bir şekilde soruşturulması gerektiği belirtilen açıklamada, S ve Y tipi cezaevlerindeki her şüpheli ölüm birer cinayettir denildi. DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, insan onurunu ayaklar altına alan bu sistemin derhal sonlandırılması ve söz konusu hapishanelerin kapatılması çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.