enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,3924
EURO
54,9724
ALTIN
6.498,82
BIST
12.148,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
18°C
İstanbul
18°C
Yağmurlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C
Cumartesi Yağmurlu
15°C
Pazar Çok Bulutlu
16°C

Cezaevlerindeki Keyfi Kararlara Karşı Meclis’te Hukuk Vurgusu: ‘Yeni Araştırma Komisyonu Kurulsun’

Cezaevlerindeki Keyfi Kararlara Karşı Meclis’te Hukuk Vurgusu: ‘Yeni Araştırma Komisyonu Kurulsun’
14 Ekim 2026 17:32
A+
A-

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, partisinin “Cezaevlerinde idari gözlem kurulunun verdiği keyfi kararların yol açtığı ihlallerin araştırılması” başlıklı grup önergesine dair Meclis Genel Kurulu’nda konuştu. Aslan, kurullar eliyle uygulanan ayrımcılık, keyfiyet ve siyasi değerlendirmelerin mahpusların tahliyelerini engellediğini vurgulayarak, “Kurullar eliyle aslında bir provokasyona imza atılarak mahpusların tahliyeleri engellenmiş oluyor” dedi.

Konuşmasına cezaevlerinde bulunan bütün siyasi tutsakları ve ailelerini selamlayarak başlayan Nevroz Uysal Aslan, infaz ertelemelerine karar veren İdare ve Gözlem Kurulları’nı “paralel ideolojik sorgu mahkemesi” olarak tanımladı. Konuya dair daha önce verdikleri tüm önergelerin reddedildiğini belirten Aslan, “Umuyorum ki bu son önergemiz olsun. Çünkü bu kurulların kaldırılması hukuk, evrensel ilkeler ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından artık bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

Hukuk ve Demokratik Adımların Çerçevesi

Nevroz Uysal Aslan, 2024 yılında oluşan siyasi zemine ve Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile yeni bir aşamaya geçen sürece dikkat çekti. Aslan, bu süreçte silahlı mücadeleden demokratik siyasete, devletin 100 yıllık inkâr ve asimilasyon anlayışından demokratik anayasal çözüme geçişi esas alan iki yönlü tarihsel bir paradigma değişiminin hukuksal zeminini yaratma çabası içinde olunduğunu belirtti. Aslan, bu komisyon raporunun, tüm eksikliklerine rağmen, süreçte atılacak hukuki ve demokratik adımların çerçevesini ortaya koyduğunu ve 467 milletvekilinin oyuyla hazırlanan kök yasanın temelini oluşturduğunu anımsattı.

Rapora ve Meclis İradesine Rağmen Uygulanan Hukuksuzluklar

Söz konusu raporda infaz adaletinin sağlanmasına ilişkin maddelere işaret eden Nevroz Uysal Aslan, komisyonun koşullu salıverme şartlarının daha adil ve eşit ele alınması, hasta ve yaşlı tutsakların yaşam hakkı gibi birçok önemli tespit ve adım konuştuğunu aktardı. Özellikle Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları üzerinden değil, raporda infaz ile ilgili birçok meseleye yer verildiğini vurgulayan Aslan, “Cezaevleri, idari ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilecek deniyor. Şimdi buradan soruyorum: Bu rapora ve 467 milletvekilinin ortaya koyduğu bu iradeye rağmen halen idari ve gözlem kurulları infaz yapma özgürlüğünü gasp etme kararları nasıl çıkıyor? İktidar sıraları bu rapora ve imza attığı yasaya sahip çıkmayacaksa bu sürecin gerekleri nasıl yerine getirilecek?” diye sordu.

Tahliyeler Provokasyonla Engelleniyor

İdare ve Gözlem Kurulları’nın faaliyetlerinin sadece tutsakların özgürlüklerinin gasp edilmesiyle sınırlı kalmadığını belirten Nevroz Uysal Aslan, bu kurulların ayrımcılık, keyfiyet ve siyasi değerlendirmelerle provokasyonlara imza atarak tahliyeleri engellediğini ifade etti. Aslan, tutsaklara sorulan “PKK yeniden kurulur mu? Kurulursa katılır mısın? Başka bir örgüt olursa ne yaparsın?” gibi sorulara dikkat çekerek, Sincan’da infazı yedi kez ertelenen ve Kayseri Bünyan’da kurula çıkmayı bekleyen Selmin Demirbağ’a “Kaç kişi silah bıraktı?” diye sorulduğunu aktardı. Aslan, mahpusların kendi aralarında konuşması, gazete alması veya mektup yazmasının dahi disiplin suçu sayıldığı bir ortamda, bu tür siyasi soruların kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Kurullar Hüküm Veriyor

Bazı cezaevlerinde sürece dair yorum yapmanın dahi suç sayıldığını belirten Nevroz Uysal Aslan, kurulların siyasi sorularla adeta hüküm verdiğine işaret etti. Aslan, “Kurullar biat ve zorla bilgi almaya çalışıyor. Bununla da kalmıyor; bu paralel yargılama dediğimiz kurullar hüküm veriyor. Örneğin, Tekirdağ 2 Nolu’dan bir tutsak, yargılama süreci bitmiş, başka bir dosyasından beraat etmiş ve tahliye edilmesi gerekirken, kurul sırf tahliye olmasın diye 11 ay geriye dönük ‘iyi halli değildir’ raporu hazırlamış. Hatta mahkeme sırasında kendisine isnat edilmeyen bir suçu kendisine isnat ederek karar yazabiliyor” dedi.

Değerlendirme Puanları ve İdeolojik Gerekçeler

Kırıkkale B Tipi Cezaevi’nde Mustafa Ekmekçi hakkında da benzer bir kararın alındığına dikkat çeken Nevroz Uysal Aslan, “Değerlendirme puanı düşükse zaten siyasi değerlendirmeye muhtaç değil. Değerlendirme yüksekse ise ideolojik gerekçeler devreye giriyor. Bayram Acar’ın geçmiş dönemlerdeki tüm puanları 60’ın üstündeyken, son değerlendirmesinde 58.92 verilerek yönetim servisinin üç muhalefet şerhi olmasına rağmen tahliyesi engelleniyor” şeklinde konuştu.

Kurullar Tutsakların Yaşamına Kastetiyor

İdare ve Gözlem Kurulları’nın hasta tutsaklara dair verdikleri kararlarla yaşamlarına kastettiklerini ifade eden Aslan, “75 yaşındaki Mehmet Said Yıldırım hakkında verilen üçüncü kez uzatma kararı var. Sincan’da Nedime Yakla ve Hicran Binici de aynı şekilde infazları ertelenen mahpuslardır” örneklerini verdi.

Yeni Bir Meclis Araştırma Komisyonu Kurulsun Çağrısı

Aslan, her bu konular gündeme geldiğinde “Meclis’in İnsan Hakları İnceleme Komisyonu var” denildiğini ancak bu komisyonun 28. dönemde yani 3 yıl 4 aylık süreçte sadece 10 kez toplandığını belirtti. Aslan, “Dört ayda bir kez toplanıyor bu kurul ama bu ülkedeki hapishanelerde her gün en az iki mahpus can veriyor. Konuya dair ise sadece 12 rapor hazırlamış. Bu raporların dokuzu ana kurulda tartışılmadan, üçü sadece ana komisyona geçmiş. O nedenle hapishaneleri gezmekle, uygulanmayan raporları yazmakla iş bitmiyor. Meclis’in denetimi hapishane gezmekle de yetmiyor. Bu nedenle hukuksuzluk somut, hak ihlalleri maalesef ki ortada. Bu kurulun yapısını, karar süreçlerini gözden geçirecek yeni bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasına çağrı yapıyoruz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.