enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,3369
EURO
55,2022
ALTIN
6.627,08
BIST
12.157,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Salı Çok Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
17°C
Cuma Yağmurlu
15°C

Ressam Sarya Melek Demir’den ‘Fîncanek Ax’ sergisi: Kadınların yüzündeki her çizgi bir direniştir

Ressam Sarya Melek Demir’den ‘Fîncanek Ax’ sergisi: Kadınların yüzündeki her çizgi bir direniştir
27 Mayıs 2026 08:10
A+
A-

Ressam Sarya Melek Demir’in kâğıt üzerine kahve boyama tekniğiyle hazırladığı kadın odaklı Fîncanek Ax (Bir Fincan Toprak) isimli resim sergisi, Diyarbakır’daki tarihi Mar Petyun Keldani Kilisesi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi; emekten barışa, toplumsal hafızadan kültürel motiflere kadar geniş bir yelpazeyi kahve lekelerinin estetiğiyle izleyiciye sunuyor.

Sergide; yaşamın yükünü omuzlayan kadınlardan barışın simgesi beyaz güvercinlere, Mezopotamya’nın sözlü tarihini temsil eden dengbêjlerden beyaz tülbentli annelere kadar pek çok simge yer alıyor. Ayrıca, katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi ve Dört Ayaklı Minare gibi toplumsal hafızada yer eden konular da eserlerin merkezinde bulunuyor.

Kültürel bir metafor olarak toprak ve kadın

İlk kişisel sergisini açmanın heyecanını yaşayan Sarya Melek Demir, çalışmalarında kahve lekelerini toprak metaforu olarak kullandığını belirtti. Kadını, mitolojik dönemden bugüne toprakla eşdeğer gördüğünü vurgulayan Demir, Kadınların yüzündeki her çizgi benim için direniştir, yaşamdır, umuttur. Bu sergi, kadın portreleri üzerinden bir yaşam ve direniş anlatısı kurma çabasından doğdu dedi.

Eserlerin hazırlık sürecinin iki yıl sürdüğünü ifade eden Demir, bir kadın sanatçı olarak bu süreci tamamlamanın zorluklarına değindi. Her bir portrenin, yüzdeki her çizginin ve gözdeki ifadenin aylar süren bir emeğin ürünü olduğunu belirten Demir, sanatı aracılığıyla toplumsal gerçeklikleri yansıtmaya çalıştığını dile getirdi.

Sanatla örülen barış ve direniş mesajı

Sergideki kadın figürlerinin sadece birer portre olmadığını, aynı zamanda dil, kültür ve geleneğin taşıyıcısı olduğunu söyleyen Demir, sergi mekânı olarak Keldani Kilisesi’nin seçilmesinin de bir birliktelik mesajı taşıdığını ifade etti. Demir, Barışı bu birliktelikle örmek istedim diyerek sanatı toplumsallaştırma amacına dikkat çekti.

Çalışmalarında beyaz tülbentli anneleri ve zafer işaretini işleyerek barış umudunu diri tutmaya çalıştığını kaydeden Demir, şu ifadeleri kullandı: Kadınlar her yerde direnmek zorunda. Bir bakışta, bir duruşta öfkeyi, yorgunluğu ve mücadeleyi anlatmak istedim. Kadınların duruşunu ve direnişini olabildiğince açığa çıkarmayı amaçladım. Umarım barış gelir ve bizler kültürümüzle, dilimizle özgür bir şekilde sanat yapmaya devam ederiz.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.