enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,1532
EURO
55,1614
ALTIN
6.544,83
BIST
12.443,92
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
21°C
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
Perşembe Çok Bulutlu
21°C
Cuma Açık
22°C

Eren Keskin: Hak Mücadelesi Kayıplarımıza Karşı Borcumuzdur

Eren Keskin: Hak Mücadelesi Kayıplarımıza Karşı Borcumuzdur
21 Mayıs 2026 08:45
A+
A-

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Eren Keskin, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası dolayısıyla, Türkiye’deki hak mücadelesinin tarihsel sürecini, tanıklıklarını ve cezasızlık politikasını değerlendirdi. Keskin, gözaltında kaybetme politikalarının devletin yerleşik bir uygulaması olduğunu belirterek, bu mücadeleyi sürdürmeyi kayıplara karşı bir borç olarak gördüğünü ifade etti.

İlk Tanıklıklar: Vedat Aydın ve Medet Serhat

Hak mücadelesindeki en yakın tanıklıklarının Vedat Aydın ve Medet Serhat cinayetleri olduğunu hatırlatan Keskin, 1990’lı yıllardaki süreci şu sözlerle anlattı: Vedat Aydın, İHD Diyarbakır Şubesi yöneticimizdi. Sadece Kürtçe konuştuğu için hedef alındı, işkenceyle katledildi ve cenazesine ateş açıldı. Bu, faili meçhul cinayetlerin ne kadar korkunç bir boyuta ulaşacağının ilk işaretiydi. Ardından avukat Medet Serhat’ın katledilmesi ve otopsi sürecinde yaşadıklarımız, bizi bu mücadeleye daha sıkı bağladı. Onları unutmadığımız için hala bu yoldayız.

‘Meşruiyeti Tartışılmaz Bir Direniş’

Cumartesi Anneleri’nin mücadelesini bu coğrafyanın meşruiyeti en yüksek sivil itaatsizlik eylemi olarak tanımlayan Keskin, kadınların bu direnişteki öncü rolüne dikkat çekti. Keskin, “Bu durum ölülerimize, kayıplarımıza karşı borcumuzu her an hissettiriyor. Biz birebir kayıp yakını olmasak da o ailelerle birleştik. Cumartesi Anneleri, biat etmeden varlığını devam ettirdiği için çok etkileyici bir harekettir” dedi. 2023 yılında her hafta maruz kaldıkları gözaltılara rağmen meydanlardan vazgeçmediklerini vurguladı.

Cezasızlık ve Yüzleşme Çağrısı

Faili meçhul dosyaların aydınlatılmasının önündeki en büyük engelin devletin kurumsal yapısı olduğunu belirten Eren Keskin, Gülistan Doku olayındaki delil karartma süreçlerinin geçmişteki politikaların bir devamı olduğunu söyledi. Keskin, “Gerçek bir demokratikleşme için devletin kendi suçlarıyla yüzleşmesi gerekiyor. 1915’ten bugüne uzanan bu suç zinciri konuşulmadan ve cezasızlık politikası son bulmadan toplumsal barış mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının barış talebinde daha cesur olması gerektiğini belirten Keskin, devletin adım atmaya zorlanması gerektiğini vurguladı.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.