1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları için Taksim Meydanı’nın işçilere kapatılması ısrarı, mega kent İstanbul’u felç etti. Valiliğin aldığı sert güvenlik tedbirleri kapsamında deniz, raylı sistem ve kara ulaşımında yüzlerce hattın iptal edilmesiyle birlikte, 16 milyonluk şehir adeta açık hava hapishanesine döndü. “Taksim inatlaşması” uğruna milyonlarca İstanbullunun seyahat özgürlüğü elinden alındı.
İstanbul, tarihinin en büyük ulaşım krizlerinden birini yaşıyor. İşçi sendikalarının 1 Mayıs’ı tarihi Taksim Meydanı’nda kutlama talebine iktidarın “hayır” demesiyle başlayan süreç, bugün doruk noktasına ulaştı. Meydanı “kapatma” stratejisi, sadece Taksim’i değil, şehrin can damarlarını da kesti.
İstanbul Valiliği’nin “güvenlik” gerekçesiyle aldığı orantısız önlemler, milyonlarca vatandaşı mağdur etti. Sabahın erken saatlerinden itibaren işine, hastanesine veya acil bir yere gitmek zorunda olan İstanbullular, kapalı yollar ve çalışmayan toplu taşıma araçlarıyla karşılaştı.
İktidarın yıllardır süren bu “Taksim fobisi” ve inatlaşması, artık sadece işçileri değil, günlük yaşamını sürdürmeye çalışan sıradan vatandaşı da canından bezdirmiş durumda. Emek ve Dayanışma Günü, bir kutlama olmaktan çıkarılıp, maalesef iktidarın gövde gösterisi yaptığı ve bir şehri kendi içinde hapsettiği bir güç gösterisine dönüştürülmüştür.