Ankara’da görevini kötüye kullanarak girdiği evde A.A. adlı kadına cinsel saldırıda bulunan polis memuru Hüseyin Kılıç’ın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme, sanığa hapis cezası vermesine rağmen ilk celsede tahliye kararı verdi.
Hüseyin Kılıç hakkında “Konut dokunulmazlığını ihlal”, “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” ve “Kamu görevini kötüye kullanarak basit cinsel saldırı” suçlamalarıyla açılan davanın duruşması Ankara Adliyesi 54’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmayı çok sayıda kadın ve avukat takip ederken, Eylül ayından bu yana tutuklu bulunan sanık polis Hüseyin Kılıç duruşmada hazır bulundu.
Kimlik tespitinin ardından savunma yapan sanık polis Kılıç, hakkındaki suçlamaları reddetti. Ancak A.A.’nın avukatları, sanığın kolluk ifadesi ile mahkemedeki beyanları arasındaki çelişkilere dikkat çekti. Avukatlar, sanığın olay günü beraberindeki diğer polis memuru Ahmet Kayalı’yı olay yerinden kendisinin mi gönderdiği yoksa Kayalı’nın kendi isteğiyle mi ayrıldığı konusundaki beyanlarının birbiriyle örtüşmediğini belirtti.
Duruşmada söz alan mağdur A.A., sanığın evine önce “gürültü ihbarı” bahanesiyle geldiğini, ardından “uyuşturucu araması” yapacağını söyleyerek içeri girdiğini anlattı. A.A., “Sanık evi hızlıca aradı. Evde yalnız olduğumu anladıktan sonra diğer polis ile bakıştılar. Ardından diğer polis ‘Ben çıkıyorum’ diyerek ayrıldı” ifadelerini kullanarak maruz kaldığı saldırıyı detaylarıyla paylaştı. A.A., emniyetteki ifadesinin de eksik alındığını vurguladı.
Duruşmada tanık olarak dinlenen komşular, olay günü polislerin A.A.’nın evine girdiğini gördüklerini, bir süre sonra A.A.’nın dışarı çıkarak kapılarını çaldığını ve polis saldırısına uğradığını söyleyerek kendilerinden yardım istediğini ifade etti. Öte yandan, sanık avukatının “Görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan diğer polis memuru Ahmet Kayalı’nın tanık olarak dinlenmesi talebi mahkemece reddedildi.
A.A.’nın avukatları, suçun niteliğinin “nitelikli cinsel saldırı” olduğunu ve kamu gücü kullanılarak işlendiğini belirterek, davanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini ifade etti. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin duruşmaya katılma talebi ise mahkeme heyeti tarafından reddedildi.
İddia makamı sunduğu mütalaasında, sanık polisin “kamu görevinin sağladığı nüfuz ile cinsel saldırı”, “gece vakti konut ihlali” ve “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçlarından cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi. Savcılık da suçun mahiyeti gereği davanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Hüseyin Kılıç’a “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. “Konut dokunulmazlığını ihlal” suçundan 10 ay hapis cezası vererek hükmün açıklanmasını geriye bırakan mahkeme, “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise beraat kararı verdi. Mahkeme, verilen hapis cezasına rağmen sanığın tahliyesine hükmetti.
Duruşma sonrası adliye önünde karara tepki göstermek ve açıklama yapmak isteyen kadınlar ile avukatlar, polis engeliyle karşılaştı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.