İzmir’de Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile işlerinden edilen kamu emekçilerinin başlattığı oturma eylemi 366’ncı haftasına girdi. Karşıyaka çarşı girişinde bir araya gelen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu üyeleri, hukuksuz ihraçların son bulması ve tüm emekçilerin görevlerine iade edilmesi talebini yineledi. Açıklamada, “Akademi biat etmez, KHK’lar gidecek biz kalacağız” ve “Eğitimde şiddete hayır” pankartları açıldı.
Basın metnini okuyan Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Üniversiteler Şubesi üyesi Bulut Yavuz, kamuoyunda “Barış Akademisyenleri sorunu çözüldü” yönünde yanlış bir algı yaratılmaya çalışıldığını ifade etti. 2016 yılından bu yana süregelen hukuksuzluğun devam ettiğini belirten Yavuz, özellikle Prof. Dr. Nilgün Toker Kılınç ve Prof. Dr. Melek Göregenli’nin davalarındaki ret kararlarına dikkat çekti.
Yavuz, idare mahkemelerinin Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını hiçe sayarak ceza mahkemesi gibi davrandığını vurguladı. AYM’nin “Barış Bildirisi”ne imza atmanın suç olmadığını tescillemesine rağmen, mahkemelerin dosyalarda yer almayan faaliyetleri “iltisak” adı altında gerekçe göstererek iade taleplerini reddettiğini ifade etti. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde de benzer bir durumun yaşandığını hatırlatan Yavuz, iade kararı verilen akademisyenlerin göreve başlatılmamasının yeni mağduriyetler yarattığını söyledi.
Açıklamada ayrıca son günlerde eğitim kurumlarında ve üniversitelerde artan şiddet olaylarına değinildi. Ege Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik gerçekleştirilen saldırının münferit bir vaka olmadığını belirten Yavuz, üniversite yönetimlerinin öğrencilerin can güvenliğini ve ifade özgürlüğünü korumakla sorumlu olduğunu hatırlattı.
Eğitim kurumlarında şiddetin giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı: “Eğitim kurumlarında şiddete karşı etkili ve kalıcı önlemler derhâl hayata geçirilmelidir. Üniversitelerde öğrencilerin örgütlenme ve ifade özgürlüğü güvence altına alınmalıdır. Eğitimde şiddetin normalleşmesine asla izin vermeyeceğiz. Güvenli, özgür ve demokratik bir eğitim ortamı için mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.