enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,3672
EURO
55,2356
ALTIN
6.653,51
BIST
12.150,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Yağmurlu
14°C
Cumartesi Yağmurlu
14°C

Sağlık ve Hukuk Örgütlerinden Cezaevlerindeki Açlık Grevleri İçin Acil Çağrı

Sağlık ve Hukuk Örgütlerinden Cezaevlerindeki Açlık Grevleri İçin Acil Çağrı
13 Nisan 2026 18:23 | Son Güncellenme: 13 Nisan 2026 19:22
A+
A-

Sağlık ve Hukuk Örgütlerinden Cezaevlerindeki Açlık Grevleri İçin Acil Çağrı

Antalya’da bir araya gelen hak ve hukuk örgütleri ile sağlık meslek kuruluşları, Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 250 günü aşan açlık grevlerine dikkat çekerek, cezaevlerindeki tecrit uygulamalarının son bulması ve mahpusların taleplerinin karşılanması için yetkililere çağrıda bulundu.

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, İnsan Hakları Derneği (İHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Döşemealtı Cezaevi’nde devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, kamuoyunda “Kuyu Tipi” olarak bilinen cezaevlerindeki izolasyon koşullarının mahpusların yaşam hakkını ciddi şekilde tehdit ettiği vurgulandı.

Tecrit ve İzolasyonun Kritik Eşiği: 256 Gün

Yapılan ortak açıklamada, Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun açlık grevinde 256’ncı günü, Hüseyin Özen’in ise 236’ncı günü geride bıraktığı belirtildi. Tutsaklarda ciddi kilo kaybı, duyusal ve denge bozuklukları ile enfeksiyon riskinin baş gösterdiğine dikkat çekilen metinde, eylemlerin hayati bir aşamaya ulaştığı ifade edildi.

Hapishanelerin temel insan haklarının ihlal edildiği mekanlara dönüştüğü savunulan açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi hatırlatılarak, devletin mahpusların yaşamını koruma yükümlülüğü olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Açlık grevleri mahpusların seslerini duyurmak için başvurdukları en son ve en ağır protesto biçimidir. Yetkililerin bu durumu görmezden gelmesi, geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına zemin hazırlamaktadır” denildi.

Şüpheli Ölümler ve Hasta Tutsakların Durumu

Cezaevlerindeki hak ihlallerinin sadece tecritle sınırlı kalmadığı, şüpheli ölüm vakalarının da arttığı belirtilen açıklamada, Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Rojhat Babat’ın durumu örnek gösterildi. Babat’ın 1 Nisan 2026 tarihinde sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiği ve ailesine süreçle ilgili bilgi verilmediği ifade edildi. Ayrıca, 70 yaşındaki hasta tutsak Mehmet Edip Taşar’ın ağır hastalıklarına rağmen tahliye edilmeyerek yaşamını yitirmesi “yaşam hakkı ihlali” olarak nitelendirildi.

Açıklamada, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) hasta mahpuslar hakkında verdiği raporların bilimsel kriterlerden uzak olduğu ve bu durumun ölümlere davetiye çıkardığı savunuldu.

Acil Çözüm Talepleri

Sağlık ve hukuk örgütleri, cezaevlerinde yaşanan insani krizin derinleşmemesi için şu talepleri sıraladı:

1. Hapishanelerde sürdürülen ağır tecrit ve izolasyon uygulamalarından derhal vazgeçilmeli, açlık grevindeki mahpusların talepleri dikkate alınmalıdır.
2. Şüpheli ölüm vakaları hakkında etkin ve şeffaf soruşturmalar yürütülmeli, kamuoyu düzenli bilgilendirilmelidir.
3. Hasta mahpusların tedaviye erişim hakları güvence altına alınmalı, tam teşekküllü ve bağımsız hastane raporları esas alınarak tahliyeleri önündeki engeller kaldırılmalıdır.
4. Mahpusların koşullu salıverilme haklarını engelleyen İdare ve Gözlem Kurulları lağvedilmelidir.
5. Hapishanelerin denetimi için içerisinde sivil toplum örgütlerinin de yer aldığı bağımsız mekanizmalar oluşturulmalıdır.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.