PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın, hükümetin “yasal düzenlemelerin ancak silahların bırakılmasının tespiti ve tescilinden sonra yapılması” yönündeki yaklaşımına tepki gösterdiği öğrenildi. Öcalan, bu tutumun demokratik çözüm sürecinde ayak sürtme ve oyalama anlamına geldiğini vurguladı.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında devletin atması gereken siyasi ve hukuki adımlar henüz hayata geçirilmezken, sürece dair önemli ayrıntılar ortaya çıktı. 27 Mart tarihinde İmralı’da gerçekleştirilen görüşmede, çözümün yasal çerçevesi ve tarafların sorumlulukları masaya yatırıldı. Edinilen bilgilere göre Abdullah Öcalan, silahların tümden bırakılması konusunda tereddüt yaşayan devlet heyetine, silahlı mücadele döneminin sona erdiğini ve bu süreçten geriye dönüşün mümkün olmadığını ifade etti.
Görüşmenin temel gündem maddelerinden birini oluşturan yasal düzenlemeler konusunda Abdullah Öcalan, çerçevenin bütünlüklü ve herkesi kapsayan bir genişlikte olması gerektiğine dikkat çekti. Öcalan, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir yasa yerine, meseleyi parçalı ele alan ve kişileri kategorize eden bir yaklaşımın süreci sabote etmek anlamına geleceği uyarısında bulundu.
PKK’yi silahları bırakma ve Türkiye sınırları dışına çekilme kararlarına sevk eden iradenin yeterince anlaşılması gerektiğini belirten Öcalan, gösterilen bu iradenin zaten bir “teyit ve tespit” niteliği taşıdığını ifade etti. Devlet yetkililerinin buna rağmen “tespit ve tescil” söylemini sürdürmesini eleştiren Öcalan, bu yaklaşımın barışın önünde engel teşkil ettiğini belirtti.
İmralı’daki kritik görüşmede, atılacak adımların takvimi de değerlendirildi. Abdullah Öcalan, yasal çalışmaların nisan ayı ortalarında başlaması ve haziran ayına kadar tamamlanması gerektiği üzerinde durdu. Görüşmede, Ortadoğu üzerindeki bölgesel planlara da değinen Öcalan, Kürt sorununun çözümüne dar bir güvenlik perspektifiyle yaklaşılmaması gerektiğini, konunun demokratik bir statü ve yasal güvenceyle çözülebileceğini kaydetti.
Öte yandan, DEM Parti heyetinin görüşme sonrası yaptığı açıklamalarda da vurgulandığı üzere, Öcalan’ın barışın sağlanması konusundaki kararlılığını koruduğu ancak devletin hukuki adımlar konusunda samimiyet sınavından geçmesi gerektiği belirtildi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.