Gazeteciler ve basın özgürlüğüne ilişkin ihlalleri raporlayan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mart ayında yaşanan tutuklamalarla birlikte Türkiye genelinde cezaevindeki gazeteci sayısının 31’e yükseldiğini duyurdu.
DFG’nin yayımladığı Mart Ayı Hak İhlalleri Raporu’nda, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü açısından kaygı verici gelişmelerin devam ettiğine dikkat çekildi. Raporda, demokratikleşme yönünde adımların beklendiği bir dönemde, gazetecilere yönelik hak ihlallerinin artarak sürdüğü ve basın özgürlüğünün yapısal bir baskı altında olduğu vurgulandı. Şubat ayında 6 gazetecinin tutuklanmasının ardından, Mart ayında da 5 gazeteci gözaltına alınmış, 2 gazeteci ise yaptıkları haberler gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır.
Kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen yasal düzenlemenin gazetecilik faaliyetleri üzerindeki etkisinin bu dönemde daha belirgin hale geldiği belirtildi. Raporda, özellikle ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasının muğlak yapısının, gazetecilerin haber yapma pratikleri üzerinde caydırıcı bir etki yarattığı ifade edildi. 15 Mart 2026 tarihinde gazeteci Bilal Özcan ve 21 Mart 2026 tarihinde BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın benzer suçlamalarla gözaltına alınıp tutuklanmaları, bu düzenlemenin pratikteki uygulamasını gözler önüne serdi.
Mart ayında gazetecilerin sahadaki haber takip faaliyetlerinin sistematik biçimde engellendiği ifade edildi. Kamuoyunun yakından takip ettiği Ekrem İmamoğlu davası sürecinde gazetecilerin duruşmaları izlemesinin engellenmesi ve 19 Mart tarihinde Saraçhane’de gerçekleştirilen eylemleri takip eden gazetecilere yönelik müdahaleler, bilgiye erişim hakkının ihlal edildiğini ortaya koydu. Raporda, toplamda 5 ayrı olayda haber takibinin engellenmesinin, bunun istisnai değil, süreklilik arz eden bir uygulama haline geldiğini gösterdiği belirtildi. Ayrıca, gazetecilere yönelik baskılara karşı düzenlenmek istenen ‘Gazetecilere Özgürlük’ yürüyüşüne izin verilmemesi, ifade ve toplanma özgürlüğünün de kısıtlandığına işaret etmektedir.
Raporda dijital sansür uygulamalarına da yer verildi. Mart ayının önemli gündemlerinden olan Newroz kutlamaları, basın özgürlüğü bağlamında ihlallerle ilişkilendirildi. Yüksek katılımla gerçekleşen kutlamalar sonrasında çok sayıda kişi gözaltına alınırken, basın kuruluşları ve gazetecilerin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildi. Yeni Yaşam Gazetesi, Jinnews ve Ajansa Welat’ın X (Twitter) hesapları ile Mezopotamya Ajansı’nın sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesi, dijital alanda da sansür mekanizmalarının yoğun biçimde kullanıldığını ortaya koydu. Mart ayı boyunca toplam 53 hesap ve 75 içeriğe erişimin engellenmiş olması, bu alandaki müdahalelerin boyutunu gözler önüne serdi.
Yargısal süreçlerin de gazeteciler üzerindeki baskının önemli bir boyutunu oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Mart ayında 3 gazeteci hakkında yeni soruşturma başlatılırken, 5 gazetecinin dosyası davaya dönüştürüldü ve 24 gazetecinin yargılaması devam etti. Ayrıca 3 gazeteciye toplam 9 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi, yargı süreçlerinin gazetecilik faaliyetleri üzerinde cezalandırıcı bir araç olarak kullanıldığı yönündeki endişeleri artırdı.
Genel olarak değerlendirildiğinde, Mart 2026 dönemi, gazetecilerin mesleki faaliyetlerini özgürce yerine getirme haklarının ciddi biçimde ihlal edildiği bir dönem olmuştur. Raporda, gözaltı ve tutuklamalar, sahadaki fiziksel müdahaleler, dijital sansür uygulamaları ve yargısal baskıların, basın özgürlüğünün çok boyutlu ve sistematik biçimde sınırlandırıldığını gösterdiği ifade edildi. Bu gelişmelerin, ifade ve basın özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı bağlamında hem ulusal hukuk hem de uluslararası insan hakları standartları açısından ciddi bir gerilemeye işaret ettiği vurgulandı. Tutuklu gazeteci sayısının 31’e yükselmiş olması, mevcut tablonun vahametini artırmaktadır.
Raporda paylaşılan detaylı basın ihlalleri istatistikleri ise şöyle:
Haber Merkezi
Bu haber Mezopotamya Ajansi kaynak alınarak hazırlanmıştır.