enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,6276
EURO
55,7741
ALTIN
6.504,10
BIST
11.498,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
22°C
İstanbul
22°C
Açık
Cuma Hafif Yağmurlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
19°C
Pazar Az Bulutlu
20°C
Pazartesi Çok Bulutlu
19°C

DEM Parti’den Barış Süreci, Cezaevleri ve Basın Özgürlüğü İçin Acil Çağrı

DEM Parti’den Barış Süreci, Cezaevleri ve Basın Özgürlüğü İçin Acil Çağrı
22 Ekim 2026 14:36
A+
A-

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ülkenin önemli gündem başlıklarına değindi. Doğan, bir yandan büyük bir fon yolsuzluğunun 455 binden fazla yurttaşın birikimini etkilediğini belirtirken, asıl olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin seyrine ve cezaevlerindeki ağır hak ihlallerine dikkat çekti.

Barış ve Siyasallaşma Sürecinde Gecikme

Ayşegül Doğan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi için atılması gereken adımların geciktiğini vurguladı. Demokratik bir ortamın ancak düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin tam olarak sağlanmasıyla mümkün olacağını belirten Doğan, 22 Ekim 2024 tarihinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a Meclis Genel Kurulu’nda konuşma çağrısı yaptığını hatırlattı. Bu çağrının ardından, Urfa Milletvekili Ömer Öcalan’ın Abdullah Öcalan ile ilk aile görüşmesini gerçekleştirdiğini ve mesajını kamuoyuyla paylaştığını aktardı.

Koşulların Değiştirilmesi Talebi

Sürecin ilerlemesi için karşılıklı adımların elzem olduğunu ifade eden Doğan, PKK’nin hareket yönetiminin sürecin ilerlemesi için kendi üzerlerine düşen adımları attığını, birçok alandan çekildiğini ve Türkiye için sınırlara yakın ya da uzak hiçbir şekilde silahlı bir tehdit olmadıklarını beyan ettiklerini belirtti. PKK’nin temel beklentisinin İmralı’da Abdullah Öcalan’a kapıların açılması, koşullarının değişmesi, doğrudan temas kurabilmesi ve özgürlüğünün sağlanması olduğunu aktardı. İktidar yetkililerinin sürecin kendi mecrasında yürüdüğüne dair açıklamalarına karşılık veren Doğan, “Eğer kendi mecrasında yürüyorsa süreç, haklı bazı sorulara yanıt vermek gerekiyor” dedi. Doğan, Abdullah Öcalan’ın içinde bulunduğu koşullarla ilgili değişikliklerin sadece DEM Parti İmralı heyetinin yaptığı ziyaretlerle sınırlı kalmasına ve aile görüşmelerinin bir rutininin olmamasına dikkat çekerek, bu koşulların ne zaman değiştirileceğini sordu.

Barış ve Siyasallaşma Kurulu Niye Bekletiliyor?

Doğan, özellikle “Barış ve Siyasallaşma Kurulu ne zaman çalışmaya başlayacak, niye bekletiliyor?” sorusunu yönelterek, sürecin ilerlemesini engelleyen görünmez bir elin olup olmadığını sorguladı. Sürecin güven telkin eden yeni adımlarla ilerlemesi ve kamuoyunun kaygılarını gidermesi gerektiğini belirten Doğan, “Sürecin zamana yayılmasına neden olan her şeyin bir şekilde çözülmesi gerektiğini zaten tüm taraflar tespit ediyor. Çünkü zamana yaymak, bu süreçte en çok kullanılan kavramla süreci enfekte edebilir” ifadelerini kullandı. PKK’nin yapılan çağrıya hızla cevap vererek ateşkes ilan ettiğini, kongreyi toplayıp fesih kararını paylaştığını, silahları imha ettiğini ve Türkiye’den çekildiğini hatırlatan Doğan, demokratik siyaset alanının açılması için çıkartılan çerçeve yasanın yürürlüğüne ilişkin belirsizliklerin halen devam ettiğini dile getirdi.

Cezaevlerinde Ciddi Hak İhlalleri

Ayşegül Doğan, konuşmasında cezaevlerindeki insan hakları ihlallerine de geniş yer verdi. 30 yılı aşkın süredir hapiste olan ağır hasta tutsakların keyfi nedenlerle tutulmaya devam edildiğini belirtti. Özellikle Sincan Kadın Hapishanesi’nde hiçbir politik tutsak kadının şartlı tahliye hakkını kullanamadığını, bunun neredeyse bir ilke haline geldiğini vurguladı. Doğan, Adalet Bakanlığı’na seslenerek, bu ihlallerin sona erdirilmesi için somut adımlar atılmasını beklediklerini ifade etti. Şermin Demirdağ’ın tahliyesinin 8’inci kez engellenmesini, Mehmet Sait Yıldırım gibi 75 yaşında ve hayati tehlikesi olan ağır hasta tutsağın ‘pişman olmayacağı’ gerekçesiyle infazının uzatılmasını ve Ali Adıman’ın dilekçesinde Abdullah Öcalan ismini kullandığı için infazının yakılmasını örnek gösterdi.

Basına Yönelik Baskılar Sürüyor

Doğan, basına yönelik baskılara da değindi. Özgürlük yasalarının ve demokrasi adımlarının atılması gereken bir süreçte gazetecilerin, siyasetçilerin, yazarların ve aktivistlerin engellemelerle karşılaştığını söyledi. Sosyal medya erişim engelleri, televizyon kanallarının kapatılması gibi geçmişte OHAL gerekçesiyle yapılan uygulamaların halen devam ettiğine dikkat çekti. Doğan, toplumun haklı kaygılarının giderilmesi ve basın meslek örgütlerinin talepleri doğrultusunda tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması ve haber alanlarının özgürleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.