Büro Emekçileri Sendikası (BES), 2027 yılı bütçe teklifinin emekçiye kemer sıkma politikalarını dayatırken, sermayeye kaynak aktarımının bir ilanı olduğunu vurgulayarak Diyarbakır ve Mersin’de protesto gösterileri düzenledi. Sendika, halkın ve küçük yatırımcıların kaynaklarının vahşice talan edildiğini belirterek, sorumlu siyasi iktidarın istifasını talep etti.
BES Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Defterdarlık binası önünde gerçekleştirdiği açıklamada, ‘Geçinemiyoruz’ pankartı taşıdı. Basın metnini okuyan BES Diyarbakır Şube Sekreteri Mehmet Alan, bütçenin önemli bir kısmının sermayeye vergi ve sigorta teşviki olarak verildiğini, halkın ve küçük yatırımcıların kaynaklarının bu yolla vahşice talan edildiğini dile getirdi.
Alan, yaşanan 18 milyar dolarlık (yaklaşık 888 milyar 120 milyon TL) fon vurgununun sorumlusunun siyasal iktidar olduğunu ifade etti. Bu miktarın, bir milyon memurun bir yıllık maaşına ve iki milyon 555 bin kamu emeklisinin beş aylık maaşının tamamına eşit olduğunu vurgulayan Alan, Hazine ve Maliye Bakanı’nın ‘kontrol altında’ açıklamalarına rağmen, bu soygunun ve fon vurgununun faturasının doğrudan halka ve emekçiye yıkılmak istendiğini belirtti.
Bu durumun sorumlularının istifasını talep eden Alan, bütçenin fon vurgunu ve sermaye teşvikleriyle yağmalanması sonucunda emekçilerin ücretlerinin düşürüldüğünü, en temel kamu hizmetlerinin paralı hale getirildiğini ve bütçeden kamu hizmetlerine ayrılan payın tarihin en düşük seviyelerine çekildiğini kaydetti. Genel kamu hizmetlerinin bütçedeki payının 2002’deki yüzde 42 seviyesinden bugün yüzde 31,2’ye daraldığını aktardı.
Alan, kamusal çöküş yaşanırken, kamu borcunun son 8 yılda 13,4 kat artarak 1 trilyon 180 milyar TL’den 15 trilyon 893 milyar TL’ye ulaştığına dikkat çekti. Bütçeden halka ve emekçilere düşen pay sürekli azalırken, kamu yatırımlarında halka değil, savaşa pay ayrıldığını ifade etti. Savunma ve güvenlik harcamalarının rekor kırarak 3,45 trilyon TL seviyesine çıkarıldığını ve bütçenin tamamen otoriter ve güvenlikçi politikalara teslim edildiğini vurguladı.
Mehmet Alan, sendikanın taleplerini ise şöyle sıraladı:
Hedef Enflasyon Kayıpları Karşılansın: Hedef enflasyon ile Toplu İş Sözleşmesi (TİS) artışı arasındaki 13,11 puanlık fark derhal ödenmeli, acil ek zam yapılmalıdır.
İnsanca Yaşanacak Temel Ücret: En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı ve bu ücret tam sigortalı olmalıdır.
Seyyanen Zam Emekliliğe Yansıtılsın: İlave ödemeler dâhil tüm gelirler taban aylığa eklenmeli, 3600 ek gösterge sözü tutulmalı ve tüm memurlar için adil bir ek gösterge sistemi oluşturulmalıdır.
5510 Sayılı Yasa Değiştirilsin: 2008 Ekim sonrasında işe giren kamu emekçilerinin hak kayıplarını giderecek şekilde 5510 sayılı Yasa değiştirilmelidir.
Adil Vergi Sistemi: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı; gelir vergisinin birinci dilimi yüzde 10’da sabitlenmeli, temel ihtiyaçlar ve asgari ücret tutarı vergiden muaf tutulmalıdır.
Kamusal Hizmetler Ücretsiz Olsun: Eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm temel kamusal hizmetler nitelikli ve parasız sunulmalıdır.
Zorunlu Giderler Karşılansın: Ulaşım, servis, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu tüm kamu emekçilerine ücretsiz sağlanmalıdır.
Lojman ve Kira Yardımı: Başta genç kamu emekçileri olmak üzere her ilde kamu lojmanları yeniden açılmalı, büyükşehirler başta olmak üzere acil kira tazminatı ödenmelidir.
Her İş Yerine Nitelikli Kreş: Tüm kamu kurumlarında 24 saat hizmet veren ücretsiz kreşler ve bebek bakım odaları açılmalıdır.
Sendika Barajı Değil, Grevli Gerçek Toplu Sözleşme: Sendikal örgütlenmeyi ve sendika özgürlüklerini engelleyen baraj tuzaklarına son verilmeli; grevli, toplu sözleşmeli gerçek sendika hakkı yasalaşmalıdır.
BES Mersin Şubesi de Akdeniz ilçesindeki Defterdarlık binası önünde açıklama yaptı. Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin destek verdiği açıklamada, ‘Artık yeter bütçeden hakkımızı istiyoruz’ pankartı taşındı. Açıklamayı okuyan BES Mersin Şubesi Başkanı Doğan Yarlıgaş, 2027 yılı bütçesinin, başta kamu emekçileri olmak üzere toplumun dar ve sabit gelirli kesimleri için sıkı para politikasının devam edeceğinin işareti olduğunu belirtti. Yarlıgaş, bütçenin ‘yoksulluğa sabretmelerin yeniden isteneceği, sermaye ve servet sahiplerine ise bütçe kaynaklarının bol keseden aktarılacağının ilanı’ olduğunu dile getirdi. Yarlıgaş’ın talepleri sıralamasının ardından açıklama, ‘Sermayeye değil emekçiye bütçe’ sloganıyla sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.