Suruç Aileleri İnisiyatifi, Suruç ve Ankara Gar Katliamları’nda yaşamını yitirenleri anmak ve adalet talebini yükseltmek amacıyla İstanbul Kadıköy Halitağa Caddesi’nde bir araya geldi. Açıklamada, “Hiçbir düş yarım kalmayacak” pankartı açılırken, “Suruç’u unutma, unutturma” sloganları atıldı. Basın metnini Suruç Aileleri İnisiyatifi’nden Vatan Budak’ın babası Murat Budak okudu.
Budak, “Bundan 135 ay önce, yıkılan bir kenti yeniden inşa etmek için yola çıkan çoğu üniversite öğrencisi yüzlerce kişi, mola verdikleri Urfa’nın Suruç ilçesinde canlı bombalı bir saldırıya uğradı. Bu saldırıda 33 düş yolcusu yaşamını yitirdi, yüzlerce yoldaşları yaralandı. Bugün, Ekim ayının bu acılı günlerinde; Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamlarından biri olan 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden geçen yıllar da aynı acı ve öfkeyle hatırlatıldı. ‘Savaş İstemiyoruz, Barış Hemen Şimdi’ şiarıyla Ankara’ya giden binlerce kişiyi hedef alan canlı bombalı saldırıda 103 barış güvercini aramızdan koparıldı” diye konuştu.
Budak, “İki katliam davasında da gerçek faillerin, azmettiricilerin ve arka plandaki karanlık ilişki ağlarının üzerine gidilmedi. Yargılama süreçleri yalnızca tetikçilere indirgenerek sınırlandırıldı; katliamlarda ihmali ve sorumluluğu bulunan kamu görevlileri ise koruma zırhına alındı” dedi. Suriye ve Irak’tan iadesi gündeme gelen DAİŞ’lilerin yer aldığı listelerde Suruç faillerinden İlyas Aydın ile 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın firari sanığı Savaş Yıldız’ın da bulunduğunu belirten Budak, “Ancak firari sanıkların sadece Türkiye’ye getirilmesi yetmez; IŞİD’in Türkiye’deki yapılanması, lojistik desteği, finans kaynakları ve tüm bunlara göz yuman yetkililer tek tek açığa çıkarılmalı ve yargılanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Budak, “Bizler, bu katliamların önünü açanları, failleri koruyup kollayanları ve soruşturmaları karartanları gayet iyi biliyoruz” diyerek sorumluları şöyle sıraladı: “Saldırılardan önce ellerindeki istihbarat raporlarına rağmen kılını kıpırdatmayan yetkililerden, soruşturma dosyalarına kısıtlılık kararları koyarak gerçeği gizleyenlerden, Ankara Garı’nda katliamın hemen ardından alana gaz bombaları atarak can kayıplarının artmasına yol açanlardan, adalet arayan aileleri, avukatları ve yaralıları baskıyla, tutuklamalarla susturabileceğini sananlardan hesap sorulmalı, sorumlular hakkında soruşturma açılmalıdır.” Suruç ve 10 Ekim katliamlarının ardındaki tüm faillerin, azmettiricilerin ve örgütlü yapıların açığa çıkarılmasını isteyen Budak, “Mülki ve idari idareciler de dahil olmak üzere ihmali veya kasti sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlileri hakkında bağımsız ve tarafsız soruşturmalar yürütülmelidir. Dosyalardaki gizlilik kararları kaldırılmalı, firari sanıklar bir an önce yargı önüne getirilmelidir. Her iki katliam da insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında değerlendirilmeli, zaman aşımı zırhı tamamen kaldırılmalıdır” dedi.
Budak, açıklamayı şu sözlerle sonlandırdı: “Baskılar, yasaklar ve engellemeler ne 33 düş yolcumuzun düşlerini unutturabilir ne de 103 barış güvercinimizin barış özlemini söndürebilir. 135 ay değil, asırlar geçse de bu katliamların hesabını soracak; adaleti bu topraklara mutlaka getireceğiz.”
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.