“Ji Kela Dimdimê” oyunuyla uluslararası bir festivalden ödülle dönen Şaneşîn Tiyatrosu’nun Mardin sahnesi, ekonomik nedenlerle kapandı. İzleyicilerin dayanışması ve tiyatro emekçilerinin kendi imkanlarıyla 2022’de kurduğu sahnenin kapanması, dil, kültür ve sanatsal üretimin sürdürülebilirliği konusunda önemli tartışmaları beraberinde getirdi.
Herhangi bir kuruma bağlı olmadan çalışmalarını sürdüren Şaneşîn’in oyunlarla oluşturduğu birikim ve sahnenin giderlerinin karşılanamaması, faaliyetlerinin kesintiye uğramasına neden oldu. Topluluk, kendi sahnesini kurmadan önce de “Bêcir” ve “Penceşêr” oyunlarını Mardin’deki sivil toplum örgütleri ve meslek odalarının salonlarında izleyicilerle buluşturmuştu. Ardından seyircilerin ve gönüllülerin katkılarıyla kendi sahnesini oluşturdu.
Şaneşîn’in “Ji Kela Dimdimê” oyunu, 20-26 Nisan 2025’te düzenlenen 8’inci Uluslararası Hewler Tiyatro Festivali’nde yönetmen Recep İçen’e “En İyi Yönetmen” ödülünü kazandırmıştı. Erebê Şemo ve Feqiyê Teyran’ın eserlerinden esinlenilerek hazırlanan oyun; aşk, direniş, özgürlük ve kadınların mücadelesini sahneye taşımıştı.
Kürtçe tiyatroyu farklı kentlerde izleyicilerle buluşturan topluluğun üyelerinden Erdal Açıl, kapanmanın yalnızca bir mekanın kaybı olmadığını vurgulayarak, dil, kültür ve sanatsal üretimin devamlılığına dikkat çekti.
Şaneşîn’in kuruluş sürecini anlatan Açıl, daha önce ayrı ayrı tiyatro yapan arkadaşlarıyla bir araya gelerek ortak bir sahne oluşturmaya karar verdiklerini söyledi. Gördüklerini, okuduklarını ve hissettiklerini oyunlaştırmak istediklerini dile getiren Açıl, “Amatör başladık, bugün de amatör olduğumuzu söylüyoruz. Hislerimizi, duygularımızı, gördüklerimizi o amatör duygularla sahnede sergilemeye başladık. Bu ruhumuzu kaybetmek istemiyoruz” dedi. Sahnenin teknik donanımını zaman içerisinde desteklerle tamamladıklarını belirten Açıl, başka toplulukların da oyunlarını rahatlıkla sergileyebileceği bir alan oluşturduklarını kaydetti. Açıl, bugün çalışmalarını durduran temel sorunun ekonomik olduğunu vurguladı.
İlk dönemlerde izleyicilerden destek istediklerini, kendilerinin de sahnenin giderlerini karşılamak için bütçelerinden pay ayırdıklarını anlatan Açıl, Kürtçe oyunlara ilginin giderek arttığını söyledi. Açıl, “Kendi dillerine, kendi kültürlerini sergileyen bir sahnede izleyicilerimiz kendilerini görüyor ve bu anlamda da izleyicilerimiz günbegün artıyordu. Ancak bir tiyatro sahnesi sadece emekçilerin katkıları ile ayakta kalamaz. Bugün birçok arkadaşımız işinden oldu ya da işleri bozuldu. Ekonomik olarak zor duruma girdiler. Onlar da bir aile geçindirdikleri için artık kendi bütçelerinden ayıramıyorlar. Üç aydır ara verdiğimiz için bir çalışma yapamıyoruz. Bu da ekonomik olarak zor duruma girmemize neden oluyor” diye konuştu.
Şaneşîn’i kurduklarında büyük bir heyecan yaşadıklarını anlatan Açıl, Kürtçe oyunların izleyicilerde yarattığı duygunun kendilerine sorumluluklarını da gösterdiğini belirtti. Açıl, “Kürtçe bir oyun sahnede oynandığında o anın güzelliğini, heyecanını onların gözlerinde anlayabiliyorduk. O zaman aslında çok ağır bir yükün altına girdiğimizi anladık. Bunu bırakmak istemedik. Çünkü biz bunu bırakırsak aslında kendimizi de bırakıyoruz, kültürümüzü de bırakıyoruz, dilimizi de bırakıyoruz” ifadelerini kullandı. Kentte Kürtçe tiyatro ve sinemaya erişim olanaklarının yetersizliğine de dikkat çeken Açıl, Şaneşîn’in kapanmasının bu nedenle büyük bir kayıp olduğunu söyledi. Sahnenin izleyiciler için taşıdığı anlamı anlatan Açıl, Şaneşîn’in Kürtlerin kendilerini yalnız hissetmedikleri bir ev gibi olduğunu ifade etti.
Kürt tiyatrosunun yalnızca halkın ve sanatçıların bireysel katkılarıyla sürdürülemeyeceğini ifade eden Açıl, kurumların da sorumluluk alması gerektiğini sözlerine ekleyerek, “Destek sadece halktan değil, kurumlardan da gelmeli. Kürt sineması ve Kürt tiyatroları için kurumların belli bir bütçe ayırması gerektiğini düşünüyoruz. Amacımız kültürümüzdür, dilimizdir, geçmişimiz ve geleceğimizdir, varlığımızdır. Bundan dolayı hepimiz yan yana olmalıyız. Sahnelerimizin çoğunda izleyicilerimiz adeta kendilerini görüyorlar. Bunun içinde her yerde oyun oynamak, Kürt dilini ve kültürünü her yere taşımak isterdim. Ancak yaşadığımız ekonomik sorunlardan dolayı bunları bir yere götüremiyoruz. Bugün bizim tek sorunumuz ekonomiktir” şeklinde konuştu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.