İzmir Barosu ve Kültürpark Platformu, kentin merkezindeki Basmane Çukuru’nun betonlaştırılması girişimlerine karşı duruş sergiledi. İzmir Barosu binasında düzenlenen basın toplantısında yapılan açıklamalar, kamu arazisinin ranta açılmasına yönelik ciddi kaygıları gündeme getirdi.
İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, Basmane Çukuru arazisinin 90 yıldır İzmir halkına ait olduğunu ve bu değerli alanın kapalı kapılar ardında ranta kurban edilmek istendiğini vurguladı.
Yılmaz, 2022 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geriye dönük tapuların iptali için dava açıldığını hatırlatarak, “Nihayet 30 yıl sonunda İzmir halkına ait olan, İzmir halkına dönecekti” dedi. Yılmaz, 21 Kasım’da görülecek olan karar duruşmasında, üç ayrı bilirkişi raporunun alanın yüzde yüzünün belediyeye, dolayısıyla halka ait olduğunu oy birliğiyle tescillemiş olmasına rağmen; İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin kazanacağı davadan feragat ederek alanın yüzde 70’ini sermayeye terk etmeyi bir ‘çözüm modeli’ olarak sunduğunu ifade etti.
Alınan kararın Meclis üyelerinden gizlendiğini ve Belediye İmar Kanunu’na da aykırı olduğunu belirten Yılmaz, “Belediye Meclisi kendi iradesini ipotek altına alarak yetki gaspına ortak olmuştur. Kamu erkinin yetkileri, özel protokollerle sermayeyle yapılan bir pazarlık konusu haline getirilemez. Yürütmeyi durdurma talebimizin reddedilmiş olması, bu protokolün hukuka uygun olduğu anlamına gelmemektedir. Esastan devam eden hukuk mücadelemizde, kentin ve geleceğimizin gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.
İzmir Barosu olarak duruşlarını bir kez daha netleştiren Yılmaz, “Basmane Çukuru kamu arazisidir, rant ya da sermaye alanına dönüştürülemez. Kazanılmak üzere olan davalardan feragat etmek kamu zararı ve kent suçudur. Gizli protokoller derhal iptal edilmeli, meclis ve belediye kamu yararına dönmelidir” çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.