enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,3634
EURO
55,2101
ALTIN
6.632,92
BIST
12.150,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
21°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Yağmurlu
15°C
Cumartesi Yağmurlu
14°C

Fransa’da Kadınlar ve Öğrencilerden Hak Mücadelesi: Aşırı Sağın Yükselişi Şiddeti Artırıyor

Fransa’da Kadınlar ve Öğrencilerden Hak Mücadelesi: Aşırı Sağın Yükselişi Şiddeti Artırıyor
13 Ekim 2026 08:24
A+
A-

Fransa’da aşırı sağın yükselişiyle birlikte cinsiyetçi ve kadın düşmanı söylemlerin giderek artan bir şiddet diliyle ifade edildiği belirtildi. Fransa Ulusal Kadın Dayanışma Federasyonu İletişim Birimi Sorumlusu Camille Lextray, bu durumun toplumsal şiddeti körüklediğine dikkat çekerek, sokağa çıkan kadınların kendi alanlarını sahiplenmelerinin ve seslerini duyurmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Ülke genelinde kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetle mücadeledeki yetersizlikler ve ihmaller zinciri, büyük protestolara yol açıyor. Şiddetin artışının yanı sıra cezasızlık politikaları ve yasaların etkili bir şekilde uygulanmaması, toplumda derin bir öfkeye dönüştü. Özellikle Mayıs 2024’te defalarca kez koruma talep etmesine rağmen katledilen 15 yaşındaki Lina Delsarte’nin ölümü, adalet arayışının tetikleyicisi oldu ve bu arayış bugün ülke geneline yayılan eylemlere zemin hazırladı.

Kadınlar Yasa Teklifinin Görüşüldüğü Gün Eylemlerdeydi

Fransa’nın başkenti Paris’te 5 Ekim günü kadın örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, cinsel şiddete karşı güçlü bir duruş sergiledi. Eylemin, Fransa’da cinsel ve cinsiyetçi şiddete karşı hazırlanan bütünlüklü yasa teklifinin Meclis’te görüşüldüğü gün gerçekleşmesi dikkat çekiciydi. Fransa’daki kadın hareketi, “kapsamlı yasa” ve “kapsamlı bütçe” talepleriyle kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetle mücadele için güçlü bir kamu desteği ve bütçe çağrısını sürdürüyor.

Fransa Öğrenci Protestolarına da Sahne Oluyor

Öte yandan, 17 Eylül’den bu yana Fransa’da sokakları terk etmeyen bir diğer kesim ise lise öğrencileri. Eğitim koşullarının iyileştirilmesi ve bütçe politikalarındaki aksaklıklar nedeniyle başlayan geniş çaplı gençlik ve öğrenci protestoları, ülke gündemindeki yerini koruyor. Toplumun farklı kesimlerinden destek bulan ve birçok kente yayılan bu eylemlerde şu ana kadar yaklaşık 7 bini aşkın kişi hakkında yasal işlem başlatıldı, binlerce kişi yaralandı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın davetiyle kadına yönelik şiddetle mücadele deneyimlerini paylaşmak üzere 10 Ekim’de Türkiye’de bulunan Fransa Ulusal Kadın Dayanışma Federasyonu (FNSF) İletişim Birimi Sorumlusu Camille Lextray, Fransa’da ülke geneline yayılan bu protestoları Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.

Fransa’daki Protestolarda Toplumsal Kesimler

Fransa’daki protestolarda genç liseli kadınların öncülük ettiği bir gençlik hareketi ile güçlü bir feminist hareketin bir araya geldiğini ifade eden Camille Lextray, “Şu anda Fransa’da gerçekleşen birkaç hareket var. Bunlardan biri içinde çok sayıda gencin yer aldığı lise hareketi. Bu oldukça ilginç, çünkü daha önceki toplumsal hareketlerde kadınların bu denli büyük bir yeri yoktu. Genç kadınların kendi alanlarını sahiplenmelerini ve seslerini duyurduklarını görmek gerçekten güçlü bir değişim. Onları siyasi figürler olarak görmek ve kendilerini ifade edebilmelerini sağlamak, başlı başına feminist bir durum. Aynı zamanda şu anda Fransa’da çok büyük bir feminist hareket de mevcut. Kadınlar hakları için mücadele etmek amacıyla sokaklara çıkıyor ve kararlılıkla mücadele ediyorlar” dedi.

Feminist Mücadeleyi Tetikleyen Kritik Davalar

“Fransa’da feminist mücadeleyi tetikleyen birkaç trajik olay yaşadık” diyen Camille Lextray, Fransa’nın güneyindeki Mazan kasabasında çok sayıda erkeğin tecavüzüne maruz bırakılan Gisèle Pelicot’un hak arayışı nedeniyle “Mazan Davası” olarak bilinen süreci hatırlattı. Fransa başta olmak üzere dünya kamuoyunda kadın hakları, rıza kavramı ve cinsel şiddetle ilgili tarihi bir dönüm noktası olan davanın önemine vurgu yapan Lextray, “Bu dava, kadınların aile içi şiddet ve ev içindeki cinsel şiddet hakkında gerçekten konuşabilmelerini sağladı. Kadınların seslerini özgürce duyurabilmeleri için ilk adım oldu. Tecavüz tanımına rızayı dahil eden bir yasamız oldu. Bu çok büyük bir sembol ve toplumsal bir değişim oldu” ifadelerini kullandı.

Kadınlar Hakları İçin Mücadeleyi Sürdürüyor

Cinsel şiddete ve aile içi şiddete karşı harekete geçmek isteyen kadınlardan oluşan çok büyük bir kitle olduğunu ve buna dair tepkinin giderek büyüdüğünün altını çizen Camille Lextray, “Kadınlar düşündükleri şeylerden geri adım atmıyor ve hakları için gerçekten mücadele ediyorlar. Hala mücadele etmemiz gerekiyor, çünkü henüz istediğimiz noktada değiliz. Ancak örneğin rızanın yasaya dahil edilmesi gibi bazı önemli ve olumlu yasal adımlar atıldı” diye belirtti.

Yükselen Sağ Siyasetin Kadınlara Yansımaları

Tüm dünyada kadınların farklı şekillerde şiddete, baskıya ve mobbinge maruz kalmasının yükselen sağ siyasetin doğurduğu sonuçlar olduğuna dikkat çeken Camille Lextray, sözlerini şöyle sürdürdü: “Temelde aşırı sağın yükselişi insanların daha şiddet yanlısı olmasına olanak tanıyor. Aynı zamanda cinsiyetçi ve kadın düşmanı söylemleri de ön plana çıkarıyor, bu söylemlerin siyasi alanda daha fazla yer kaplamasına neden oluyor. Dolayısıyla bunun günlük yaşamda da somut sonuçları oluyor. Aşırı sağın yükselişiyle birlikte onun cinsiyetçi ve kadın düşmanı söylemlerinin şiddetin artmasına olanak tanıdığını görüyoruz. Kadınların gündelik yaşamları üzerinde gerçekten doğrudan etkileri oluyor, diyebiliriz.”

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.