Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Sözcüsü Rêwar Awdanan, İran’daki mevcut rejimin ardından öngördükleri yeni toplum modeline ilişkin yaklaşımlarını kamuoyuyla paylaştı. Awdanan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, partinin siyasi alanda geliştirdiği ve gelecekte hayata geçirmeyi hedeflediği kavramsal çerçeveyi madde madde detaylandırdı. Bu yaklaşımlar, demokratik ve katılımcı bir gelecek vizyonunu ortaya koyuyor.
Siyasetin; partilerin, kişilerin, grupların ve tahakküm kurmak isteyen akımların tekelinden çıkarılması gerektiğini vurgulayan PJAK, toplumun siyasi süreçlerin öznesi olmasını esas alıyor. Bu modelde, bütün toplumsal kesimlerin ve farklı kimliklerin, siyasi kararların oluşturulmasına ve siyasi yönetime doğrudan katılımı hedefleniyor.
Çoğulculuk ve yetkilerin yerel düzeylere dağıtılması temelinde inşa edilecek bir “demokratik cumhuriyet” vizyonu sunuluyor. Bu sistem, bütün ulusal toplulukların, cinsiyetlerin, inanç ve kültür gruplarının hiçbir ayrımcılığa uğramadan ülke yönetimine katılımını sağlayan ideal bir siyasi sistem olarak tanımlanıyor.
Kimliklerin asimilasyonuna (kültürel ve dilsel olarak eritilmesine) son verilmesini öngören demokratik entegrasyon, toplum ile devlet arasındaki ilişkiyi ve ülkede yaşayan farklı kimliklerin birbirleriyle ilişkilerini yeniden düzenlemeyi amaçlıyor. Bu yaklaşım, söz konusu kimliklerin özgürlüklerini ve haklarını demokratik anayasada güvence altına almayı vaat ediyor.
Farklı bölgelerde yerel yönetimlerin mümkün kılınmasıyla “demokratik öz yönetim” modelini savunan PJAK, Kürtler, Beluçlar, Araplar, Türkler, Türkmenler ve baskı altındaki diğer bütün kimlikler için resmî bir siyasi statü tanımlanmasını öneriyor. Bu öz yönetimin, anadilde eğitimden ekonomiye, güvenliğin sağlanmasından demokratik halk meclislerinde siyasi kararların alınmasına kadar geniş bir alanı kapsayacağı belirtiliyor.
Kadın özgürlüğü, toplumsal cinsiyet eşitliği, yaşamın bütün biçimlerinin korunması (çevreden her bir yurttaşın canına ve onuruna kadar) ile düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel değerlerin bütün alanlarda ölçüt alınması gerektiği belirtiliyor.
Toplumun çıkarlarına ve ihtiyaçlarına dayanan bir ekonomik sistem öngörülüyor. Bu model, her türlü rantçılığa, tekelleşmeye ve sömürüye karşı durmayı hedefliyor. Çalışma ve ekonomik faaliyet alanında toplumsal adaletin sağlanması, istihdam yaratılması ve ülkenin bütün bölgelerinin ekonomik gelişimi; olanakların ve kaynakların adil dağıtılması ve yerel öz yönetimlerin etkin hâle getirilmesi yoluyla esas alınması planlanıyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.