Rize’nin Pazar ilçesinde, Kuzuoğlu Grup, Günvak 1 ve Günvak 2 şirketleri tarafından denize kurulmak istenen kafes balıkçılığı tesislerine karşı bölge halkı, balıkçılar ve yerel kooperatif aylardır süren bir nöbet eylemi gerçekleştiriyor. Zelek balıkçı limanında bir araya gelen Balıkçı köyü sakinleri adına konuşan Balıkçı Köyü Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı ve muhtarı İsmail Hakkı Kanbay, uzun süredir devam eden demokratik mücadelelerine rağmen iktidar partisinin milletvekilleri ve il örgütünün kendilerine yeterli desteği sunmadığını dile getirdi. Kanbay, Balıkçı köyünde partilerine %95 oranında oy verildiğini belirterek, köy halkının bundan böyle iktidar partisine oy vermeyeceğini ve toplu olarak istifa edeceklerini açıkladı.
Daha sonra söz alan Balıkçı köylülerinden Songül Yurtseven, limanın kendileri için sadece teknelerin bağlandığı bir yer olmadığını vurguladı. Yurtseven, “Burası bizim ekmeğimiz, geçim kaynağımız, geçmişimiz ve geleceğimizdir. Yıllardır alın terimizle denize açılıyor, bölgemizin balıkçılığına ve ekonomisine katkı sağlıyoruz. Şimdi ise limanımızın hemen yanında balık kafesi kurulması planlanıyor. İtirazımız, denizimizin, av sahalarımızın ve balıkçılık faaliyetlerimizin zarar görmemesi içindir” dedi.
Kurulması planlanan kafeslerin mevcut av alanlarını daraltmasından ve balıkçılık faaliyetlerini ciddi şekilde etkilemesinden endişe ettiklerini belirten Yurtseven, balık kafeslerinde kullanılacak yemlerin ve organik atıkların deniz ortamına bırakılmasının su kalitesi, deniz tabanı ve doğal balık popülasyonları üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerin ciddi şekilde araştırılması gerektiğinin altını çizdi. Yurtseven, “Bizler denizin içinde yaşayan insanlarız. Deniz bizim için yalnızca bir üretim alanı değil, bizim ekmeğimizdir” ifadelerini kullandı.
Songül Yurtseven, yaklaşık bir aydır limanda jandarma kontrolünde Kuzuoğlu Grup’un çalışmalarının sürdüğüne dikkat çekti. Yurtseven, “Bir limanda vatandaşların sesini duyurabilmesi için sürekli güvenlik önlemlerine ihtiyaç duyulması yerine, ilgili kurumların bölge halkıyla oturup konuşması, sorunları dinlemesi ve ortak bir çözüm araması gerektiğine inanıyoruz. Bizim isteğimiz çok açık. Bu limanın geleceğinin birkaç kişinin kararıyla şekillenmesini istemiyoruz. En önemlisi vatandaşın karşısına güvenlik güçleriyle değil, çözüm için masayla gelinmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Çocuklarının geleceğinin bu denize bağlı olduğunu ifade eden Yurtseven, “Bugün sessiz kalırsak yarın çocuklarımızın babamızın balık tuttuğu deniz nerede diye sormasını istemiyoruz. Bizim istediğimiz ayrıcalık değil, adalet ve hakkaniyettir” dedi. Yetkililere çağrıda bulunan Yurtseven, “Gelin bu meseleyi güvenlik güçleriyle değil, masa başında, baskıyla değil, diyalogla, oldubitti ile değil, bilimsel veriler ve bölge halkının görüşleriyle çözelim. Çünkü deniz hepimizin, liman hepimizin ama en önemlisi bu denizin geleceği çocuklarımızın. Denizimize, limanımıza, av sahalarımıza ve ekmeğimize sahip çıkıyoruz. Sesimizin duyulmasını istiyoruz” sözleriyle taleplerini yineledi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.