Van’ın Erciş ilçesi, bir zamanlar geniş meraları, verimli toprakları, akarsuları ve yeşil alanlarıyla “Yeşil Erciş” olarak anılırken, bugün HES, GES, JES ve kum ocaklarının kuşatması altında. İlçenin doğal dokusu ve tarım toprakları, enerji üretim sahalarına dönüştürülürken hızla yok ediliyor. Erciş, Zilan Vadisi’nden Erciş Ovası’na uzanan doğal ve tarımsal zenginliğiyle bölgenin önemli yaşam alanlarından biri konumunda.
Zilan Deresi’nin beslediği tarım arazileri, geniş mera alanları, yaylaları ve yeşil alanlarıyla öne çıkan Erciş’te, hayvancılık ve tarım önemli bir geçim kaynağı oluşturuyor. Su kaynakları, verimli ovaları, meraları ve doğal alanlarıyla önemli bir ekolojik yaşam alanı olan ilçede, kırsalda tarım ve hayvancılık yaşamın ayrılmaz bir parçasıyken, Zilan Vadisi ve Zilan Deresi bu yaşamın en önemli su kaynaklarından birini teşkil ediyor.
Aladağlar ve Süphan Dağı ile Van Gölü arasında yer alan Erciş Ovası, bölgenin en geniş ve verimli ovası olma özelliğini taşıyor. Başta buğday, arpa, şeker pancarı ve yem bitkileri olmak üzere çeşitli tarım ürünleri burada yetiştiriliyor. İlçenin geniş mera ve yayla alanları ise özellikle hayvancılık açısından büyük önem arz ediyor. Zilan Vadisi boyunca uzanan dere, tarım alanları ve doğal bitki örtüsü yalnızca ekonomik faaliyetlerin değil, aynı zamanda bölgedeki canlı yaşamının da temel unsurlarını oluşturuyor. Zilan Deresi aynı zamanda inci kefali, Erciş bıyıklı balık, Van siraz balığı ve su samuruna ev sahipliği yaparken, 92 endemik bitki de vadide yetişiyor.
Ancak ova ve dere, son yıllarda artan enerji ve diğer yatırım projeleri nedeniyle giderek daha fazla baskı altına alınarak yok ediliyor. Artan Hidroelektrik Santrali (HES) ve Güneş Enerjisi Santralleri (GES) projeleri, ilçenin su kaynaklarını, tarım alanlarını, meralarını ve doğal yaşamını tehdit ediyor. Zilan Deresi üzerinde kurulan HES’ler ile GES’lere, Jeotermal Enerji Santrali (JES) ve kum ocakları projeleri de ekleniyor. Zilan Vadisi’nden Erciş Ovası’na uzanan geniş bir alanda su kaynakları, tarım alanları, meralar ve doğal yaşam alanları üzerindeki tahribat büyüyor.
Erciş’in en önemli doğal alanlarından biri olan Zilan Vadisi, uzun süredir HES projelerinin etkisi altında. Zilan Deresi üzerinde Erciş HES, Zilan Regülatörü ve HES, Koçköprü Barajı ile Morgedik Regülatörü ve HES projeleri bulunuyor. Morgedik Regülatörü ve HES; 4.11 MWm/3.95 MWe toplam kurulu güce sahipken, Erciş HES’in kurulu gücü 0,78 MW ve Koçköprü barajı ve HES’in kurulu gücü 8,39 MW’dir.
HES projeleriyle birlikte Zilan Deresi’nin doğal akışına müdahale edilirken, suyun kullanım biçimi ve dere ekosistemi üzerindeki etkileri ise giderek büyüyor. Zilan Regülatörü ve HES projesi de uzun süredir çevre tartışmalarının merkezinde bulunuyor. Projeye ilişkin daha önce verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı yargıya taşınmış ve Van 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Proje daha sonra yeniden ÇED sürecine girdi.
Zilan Deresi üzerindeki HES projelerine şimdi Erciş’in farklı mahallelerinde planlanan GES projeleri ekleniyor. İlçenin Bayramlı Mahallesi’nde İlbank tarafından 113 ada 53 parselde 10,42 MWm / 10,42 MWp / 7,50 MWe kurulu güce sahip lisanssız GES kuruldu. Aynı mahallede farklı parselleri kapsayan başka bir GES projesi daha bulunuyor. Haydarbey Mahallesi’nde Türkşeker Erciş şeker fabrikası, yaklaşık 265 bin metrekarelik, yani 26,5 hektarlık alanda GES projesi planlıyor. Projenin kurulu gücü yaklaşık 20 MW. Çatakdibi Mahallesi’nde ise yaklaşık 19,5 hektarlık alanda Erdemir-6 GES projesi bulunuyor. Projenin kurulu gücü yaklaşık 20 MWp. Bununla birlikte Erciş’te yaklaşık 40 MW kapasiteli yeni bir GES projesi için de ÇED süreci başlatıldı. Böylece ilçede enerji üretim alanlarının kapsamı her geçen gün genişliyor.
İlçenin can damarı olan Zilan Deresi üzerine yapılan HES projeleri suyun doğal akışını ciddi oranda etkilerken, mahallelerde ve Van Gölü kıyılarında kurulan GES projeleriyle geniş tarım arazileri enerji üretim alanlarına dönüştürülüyor. Bir tarafta Zilan Deresi’nin suyu enerji üretimi için kullanılırken, diğer tarafta Erciş’in farklı bölgelerinde geniş araziler GES projelerine açılıyor. Bölgenin en zengin tarım üretimine sahip olan ilçeler arasında bulunan Erciş’te tarım, hayvancılık, mera kullanımı ve doğal yaşam, ekolojik kıyımın kuşatması altında.
Yine Zilan Deresi üzerinde 3 adet kum-çakıl ocağı ve yıkama eleme tesisi faaliyet gösteriyor. Zilan Deresi üzerine kurulan kum ocaklarının faaliyetleriyle birlikte koruma altındaki yaz ördeği, pasbaş patka, turna ve uzunbacak adlı kuş türleri, endemik 4 iç su balığı ve dünyada sadece bu derede yaşayan Barbatula ercisianus ve Barbus ercisianus ile diğer balık türleri yok olma riskiyle karşı karşıya. Kum ocağı faaliyetleriyle birlikte, köylerdeki su kanalları kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, Çelebibağ mahallesinde kurulan kum ocağında dere yatağı boyunca yoğun biçimde iş makineleri çalışıyor.
Zilan havzasının büyük bir bölümü de Jeotermal Enerji Santrali (JES), maden ve mermer projelerine tahsis edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2020 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) kapsamında, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) koordinasyonunda hazırlanan Van Erciş Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB (TDİSOSB) Jeotermal Kaynak Sondajı ve Sıcak Su İletim Hattı Fizibilite Projesi, vadi üzerinde ciddi tahribat yaratıyor. Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından yürütülen 2 milyon 600 bin TL bütçeli projenin 2 milyon TL’lik kısmı hibe olarak sağlanıyor. Yılın her döneminde sebze üretiminin hedeflendiği proje, doğayı ve vadiyi tehdit ediyor. “Tarıma dayalı” olduğu belirtilen proje çevre üzerinde ciddi etkiler yaratırken, jeotermal sondajlardan çıkan ağır metal içerikli termal sular Koçköprü Barajı’na akıtılıyor. Baraja aktarılan termal sular, tarımsal üretim ve insan sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturuyor.
Zilan Vadisi çevresindeki su kaynakları, tarım alanları, meralar, bitki örtüsü ve canlı yaşamı birbirinden ayrı düşünülemeyecek bir ekosistem oluşturuyor. Bunlara bölgede gündeme gelen madencilik ve diğer enerji projeleri de eklendiğinde, Erciş’te doğa üzerindeki baskı daha geniş bir alana yayılıyor ve ekolojik kıyım derinleşiyor.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.