Türkiye Sosyal Sigortalar, Eğitim, Büro, Ticaret, Kooperatif ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası (DİSK Sosyal-İş), İzmir, İstanbul, Ankara ve Antalya’da eş zamanlı açıklamalar yaparak A101 market zincirinde çalışan işçilerin temel hak gasplarına dikkat çekti. İşçilerin oturarak çalışma, ücretsiz içme suyu hakkına erişim, yetersiz yemek ücretleri ve müşteri mobbingine karşı talepleri dört büyük şehirde yankılandı.
İzmir Alsancak Talatpaşa Bulvarı’nda bulunan bir A101 mağazasının önünde bir araya gelen işçiler ve sendika temsilcileri, “A101 işçisi insanca çalışmak istiyor” pankartını taşıdı. Eylemde “A101 işçisi kazanacak” sloganları dile getirildi. Kitle adına açıklamayı okuyan DİSK Sosyal-İş üyesi Leyla Topaloğlu, A101’de çalışan emekçilerin susadığında dahi suyu satın almak zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Topaloğlu, bu durumun şirketin işçi hakları üzerinden yaptığı tasarrufların vahim bir örneği olduğunu vurguladı.
Enflasyonun sürekli yükselişine rağmen A101 işçilerinin yemek ücretlerinde son iki yıldır hiçbir artış yapılmadığına dikkat çeken Leyla Topaloğlu, işçilerin oturarak dinlenmelerine izin verilmemesine de tepki gösterdi. Topaloğlu, “Market işçisi düşük ücretlerle hayat pahalılığı altında yaşam mücadelesi veriyor. Kiralar, gıda, ulaşım gibi temel ihtiyaçlardaki maliyetler artarken, işçinin yemek desteği bu gerçeklerden kopuk kalıyor ve bedelini yine işçi ödüyor” dedi. A101 patronunun işçiye layık gördüğü günlük yemek ücretinin sadece 158 TL olduğunu, bunun devletin belirlediği 330 TL’lik ücretin yarısından bile az olduğunu vurgulayan Topaloğlu, “İşçi neden saatlerce ayakta durmak zorunda? Dinlenmesi neden sorun haline getiriliyor? Siz işçiyi makine olarak görüyor olabilirsiniz ama şunu iyi bilin ki işçi makine değildir! İşçinin bedeni şirketin malı değildir. İşçi yorulur, ağrıları olur ve dinlenmeye ihtiyaç duyar. Oturmak tembellik değil, yasal bir hak olan sağlıklı çalışma koşullarının gereğidir. A101 mağazalarında çalışan emekçilerin oturarak çalışma ve dinlenme hakkının güvence altına alınmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Şirketin kâr hırsı uğruna, kasıtlı hataları üzerinden bütün market emekçilerinin hedef alındığını ve mobbinge maruz kaldığını belirten Topaloğlu, “İşçiler kameraya alınıyor, teşhir ediliyor, hakarete uğruyor. Hayat pahalılığına, düşük ücretlere ve ağır çalışma koşullarına karşı biriken öfke, çoğu zaman en görünür yerdeki işçiye yöneltiliyor. Biz buna karşı çıkıyoruz. Çünkü fiyatları, ücretleri, personel sayısını ve çalışma koşullarını market işçisi belirlemiyor. Kasanın arkasındaki işçi de bu hayat pahalılığının içinde yaşıyor. Markete alışveriş yapmaya gelen müşteri de emeğiyle geçiniyor. Biz birbirimizin düşmanı değiliz. İşçiyi müşterinin karşısına, müşteriyi işçinin karşısına diken bu düzeni değiştirmek için örgütleniyoruz. Öfkemizi birbirimize değil, bizi bu koşullarda yaşatan düzene yönelteceğiz” ifadelerini kullandı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.