enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,0176
EURO
55,6542
ALTIN
6.573,89
BIST
11.984,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
18°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C

Londra Konferansı’nda Sınırlar Ötesi Kürt Sorunu Masaya Yatırıldı: Haklar, Barış ve Kadın Özgürlüğü Vurgusu

Londra Konferansı’nda Sınırlar Ötesi Kürt Sorunu Masaya Yatırıldı: Haklar, Barış ve Kadın Özgürlüğü Vurgusu
30 Eylül 2026 19:48
A+
A-

İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı’nın ikinci günü, Kürt meselesinin farklı parçalardaki siyasal geleceğine ilişkin tartışmalarla devam etti. “Sınırlar Ötesinde Kürt Sorunu” başlıklı panelde, Kürt halkının hak ve statülerinin güvence altına alınması, kadın özgürlüğü, diplomasi ve barışçıl mücadelenin güçlendirilmesi konuları öne çıktı.

Centre for Kurdish Affairs tarafından organize edilen konferansın bu oturumuna gazeteci Fréderike Geerdink moderatörlük yaptı. Oturumda Îlham Ehmed video mesajla katılırken, Dr. Abdulkerîm Omer, Dr. Şîlan Fuad Huseyîn ve Dr. Hêmin Seyîdî önemli değerlendirmelerde bulundu.

Suriye’deki Kürtlerin Geleceği ve Entegrasyon Tartışmaları

Îlham Ehmed, Suriye’de yürütülen sürece ve Kürtlerin ülkenin geleceğindeki konumuna dair analizler sundu. 29 Ocak’ta ateşkesi öngören bir anlaşmaya ulaşıldığını belirten Ehmed, hedefin savaşı sonlandırmak ve Kürtlerin Suriye devleti ile kurumlarına katılımını sağlayacak bir süreç inşa etmek olduğunu ifade etti.

Ehmed, bu kapsamda Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) orduya, İç Güvenlik Güçleri’nin İçişleri Bakanlığı’na ve Özerk Yönetim kurumlarının devlet kurumlarına entegrasyonunun gündemde olduğunu kaydetti. Süreçte bazı adımlar atılsa da, özellikle eğitim alanında ciddi sorunların devam ettiğini vurguladı.

Anadilinde Eğitim ve Siyasal Temsil Talebi

Kürtçenin hükümet okullarında haftada üç saat okutulmasının kabul edildiğini ancak resmi eğitim dili olarak tanınmadığını dile getiren Îlham Ehmed, yıllardır anadilinde eğitim gören ve yalnızca Kürtçe bilen çocukların bulunduğuna dikkat çekti. Eğitim sisteminin ani bir şekilde değiştirilmesinin çocukların geleceğini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, Kürtçenin Kürtler için resmi eğitim dili olarak Suriye Anayasası’nda tanınmasını talep ettiklerini söyledi.

Ehmed ayrıca, Kürtlerin Suriye’nin tüm kurum ve bakanlıklarında temsil edilmesi gerektiğini, Kürt toplumunun kültürel, coğrafi ve toplumsal haklarının yanı sıra siyasal faaliyet yürütme hakkının da güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Kadınların siyasal ve idari karar mekanizmalarında yer almasının önemine değinerek, “Konuşulan entegrasyon gerçek olmalı ve özgürlük ile haklara dayanmalıdır” dedi.

Demokratik Örgütlenme ve Barışçıl Mücadele

Dr. Abdulkerîm Omer, bundan sonraki temel meselelerden birinin demokratik güçlerin nasıl örgütleneceği olduğunu belirtti. Rojava’da yeni siyasal yapının nasıl şekilleneceğine ilişkin tartışmaların sürdüğünü söyleyen Omer, bunun bir parti mi yoksa daha geniş ve kapsayıcı bir siyasal oluşum mu olacağının henüz kesinleşmediğini ifade etti.

Omer, kurulacak siyasal yapının yalnızca Kürtlerden oluşması ya da Suriye’deki farklı halkları, toplumsal kesimleri, siyasi güçleri ve düşünceleri kapsayan ortak bir yapıya dönüşmesi seçeneklerinin tartışıldığını aktardı. Bu çerçevede Suriye’nin tamamına hitap eden ulusal ve demokratik bir siyasal oluşumun da seçenekler arasında olduğunu dile getirdi.

Bundan sonraki mücadele yöntemine ilişkin iradenin ise net olduğunu vurgulayan Omer, “Bundan sonraki mücadele silahla ve askeri yöntemlerle değil; siyaset, diplomasi ve barışçıl mücadele yoluyla sürdürülecektir” şeklinde konuştu.

Siyasi örgütlenmenin güçlendirilmesi, diyalog ve diplomasi kanallarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Omer, amacın Kürtlerin kendi kimlikleri ve haklarıyla Suriye’nin geleceğinde yer alması ve diğer halklar ile toplumsal kesimlerle ortak, demokratik ve barışçıl bir gelecek inşa edilmesi olduğunu kaydetti. Sürece umutla baktıklarını belirten Omer, siyasi demagoji ve dar hesaplardan uzak durulması gerektiğini ifade ederek, “Asıl mesele geçmişte yaşananları tekrar etmek değil, geleceği nasıl kuracağımızdır” dedi.

Kadın Özgürlüğü Olmadan Birlik Eksik Kalır

Dr. Şîlan Fuad Huseyîn konuşmasında Kürt birliği, özerklik ve kadın özgürlüğü arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Kürt birliğinin yalnızca coğrafya, sınırlar, dil ya da farklı siyasi partilerin tek bir ulusal isim altında toplanması olarak görülemeyeceğini belirten Huseyîn, birliğin farklılıkları tanıyan, gücü paylaşan ve özgürlüğü eşit biçimde güvence altına alan bir ilişki olması gerektiğini söyledi.

Kadın meselesinin kurulmak istenen siyasal ve toplumsal yapının temel ölçütlerinden biri olduğunu vurgulayan Huseyîn, “Kadınların özgürlüğü olmadan birlik eksik kalır. Kadınların liderliği olmadan demokrasi, ulusun yarısının bütün ulus adına verdiği bir söze dönüşür” dedi.

Rojava deneyimine de değinen Huseyîn, kadınların yalnızca özgürleşmenin yararlanıcıları değil, yeni kurumların kurucuları olarak ortaya çıktığını belirtti. Kadın meclisleri, akademiler, komünler, kooperatifler, sivil kurumlar ve eşbaşkanlık sisteminin siyasetin yapısını değiştirdiğini ifade eden Huseyîn, bu deneyimin yalnızca silahlı kadınların görüntülerine indirgenmemesi gerektiğini söyledi.

Huseyîn’e göre kalıcı dönüşüm mahallelerde, meclislerde, eğitim alanında ve kadınların gündelik yaşamda söz ve karar sahibi olmasıyla gerçekleşiyor. Rojava deneyiminin romantikleştirilmemesi gerektiğini de vurgulayan Huseyîn, kadınların kamusal alanda görev alırken ev içinde hâlâ erkek egemen ilişkiler ve eşitsiz emek yüküyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.

Kadın örgütlerinin Kürt kurumlarını, liderlerini ve hareketlerini sorgulama özgürlüğüne sahip olması gerektiğini söyleyen Huseyîn, eleştirinin ihanet olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Kadınların gerçeği söylediği için cezalandırıldığı bir yapının birliği değil hiyerarşiyi koruyacağını ifade etti. Huseyîn, konuşmasının sonunda kadınların geleceğe sonradan dahil edilen değil, geleceğin kuruluşuna başından itibaren katılan aktörler olması gerektiğini belirterek, “Kadın özgürlüğü Kürt kurtuluş tarihinin bir bölümü değildir. Bütün hikâyenin yazılması gereken gramerdir” sözlerini kullandı. Şîlan Fuad Huseyîn “Jin, jiyan, azadî” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Rojhilat’taki Kuşku ve Tarihsel Deneyimler

Dr. Hêmin Seyîdî ise Rojhilat’taki siyasal durum ve İran Kürtlerinin müzakere deneyimleri üzerinde durdu. Rojhilat’ta Kürtlerin uzun yıllardır ulusal hakları için mücadele ettiğini belirten Seyîdî, İran’daki Kürt toplumunun siyasal örgütlenme konusunda önemli bir tarihsel birikime sahip olduğunu söyledi.

Rojhilat’taki Kürtlerin hükümetle yürütülecek müzakerelere karşı son derece temkinli ve kuşkucu olduğunu söyleyen Seyîdî, bu tutumun geçmiş deneyimlerden kaynaklandığını ifade etti. “Bu kuşku soyut değil; kanla yazılmıştır” diyen Seyîdî, geçmişte Kürt siyasal aktörlerinin yaşadığı çeşitli müzakere deneyimlerini örnek gösterdi.

Buna rağmen Rojhilat’taki Kürtlerin Türkiye’de devam eden süreci umut ve temkinle izlediğini söyleyen Seyîdî, İran ve Türkiye’nin siyasal koşullarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çekti. Farklı Kürdistan parçalarındaki deneyimlerin birbirinden öğrenebileceğini ancak bir yerde uygulanan modelin başka bir yere doğrudan taşınamayacağını kaydetti.

Seyîdî, konuşmasında “Jin, jiyan, azadî” düşüncesine de özel bir yer ayırdı. Bu sloganın 2022’de İran’daki protestolarda güçlü bir toplumsal ve siyasal karşılık bulduğunu belirten Seyîdî, kadın özgürlüğü eksenli bu düşüncenin Kürdistan’ın sınırlarını aşan bir etki yarattığını ifade etti. Seyîdî, Rojhilat’taki Kürtlerin siyasal örgütlenme ve mücadele deneyiminin İran’ın geleceğine ilişkin tartışmalarda önemli bir yere sahip olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.