Mezopotamya Psikologlar Derneği (DER-MEZ) tarafından Diyarbakır’da düzenlenen Mezopotamya Psikoloji Kongresi, ‘Terapi ve Anadil’ başlıklı panel ve kapanış konuşmalarıyla sona erdi. Psikolog Ebru Akkoyun’un moderatörlüğünü üstlendiği panele, Psikoterapist Leyla Turhan Taylan ve Dicle Üniversitesi’nden Akademisyen Düzgün Uğur konuşmacı olarak katıldı.
Londra’dan online katılan Psikoterapist Leyla Turhan Taylan, iki dilli terapinin inceliklerine dikkat çekti. Taylan, anadilin önemini vurgulayarak, ikinci bir dilde kişinin anadilindeki duygusal derinliği ve ifade gücünü tam olarak yakalayamayacağını belirtti. Araştırmaların, göçmenlerin rüyalarının genellikle geride bıraktıklarıyla ilgili olduğunu gösterdiğini aktaran Taylan, ‘İki dil, iki ayrı dünyada yaşamak gibidir. İnsanlar anadiliyle daha samimi ve içten bir iletişim kurarken, yabancı dilde daha savunmacı bir tutum sergileyebiliyor’ değerlendirmesinde bulundu.
Akademisyen Düzgün Uğur ise anadilin duygusal ve içsel bir yapıya sahip olduğunu, sonradan öğrenilen dillerin ise daha mesafeli ve bilinçli bir kontrol mekanizması taşıdığını ifade etti. Uğur, terapinin anadille yürütülmesinin kritik olduğunu belirterek, ‘Anadil, duygunun tüm boyutlarıyla ifade bulduğu dildir. İkinci bir dile geçildiğinde ise anılar yalnızca kelimelere dökülmekle kalır, derinliği kaybolabilir’ dedi. Terapi sürecinde analistin danışanın anadilini bilmesinin önemine dikkat çeken Uğur, dillerin değişiminin terapide yorumlanmasının gerekliliğini vurguladı. Uğur, ‘Kişi anadilinden ikinci bir dile geçtiğinde aslında bir tür acı yaşar. İkinci dil, duygudan bir ölçüde ayrı bir ifade biçimi sunar’ şeklinde konuştu.
Paneldeki konuşmaların ardından Murat Burtukaçin’in ‘Sınır ve Kimlik’ başlıklı söyleşisi dinleyicilerle buluştu.
Kongrenin kapanış konuşmasını gerçekleştiren Komite üyesi Psikolog Jiyan Ay Subaşı, üç gün boyunca yoğun bir şekilde ele alınan ‘Dil ve Kimlik’ meselesinin önemine değindi. Bu alandaki eksiklikleri gözlemlediklerini belirten Subaşı, kongrenin sonuç bildirgesinin ileri bir tarihte kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. Subaşı, bu kongrenin Kürdistan’daki psikologları ilk kez hem yüz yüze hem de online olarak bir araya getirmesi açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti.
Psikolog Mehmet Şerif Akbaş ise konuşmasında, kendi dillerinde bir kongre yapma hayallerinin gerçekleştiğini dile getirerek, ‘Bu sadece bir başlangıçtı. Katılımınız için hepinize teşekkür ederiz’ ifadelerini kullandı.
Kapanış konuşmalarının ardından panel konuşmacılarına plaket takdim edilmesiyle Mezopotamya Psikoloji Kongresi sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.