enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Çok Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
17°C

Avrupa’dan Dönüşlerde Hukuki Güvence Şartı

Avrupa’dan Dönüşlerde Hukuki Güvence Şartı
26 Eylül 2026 08:24
A+
A-

Kürt sorununun demokratik çözümü ve kalıcı barış arayışlarının devam ettiği süreçte, Avrupa’dan Türkiye’ye dönmesi beklenen Kürt siyasetçileri ve aktivistleri için hukuki güvence sağlanması çağrısı yapıldı. Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt, dönüş yapacak isimlerin belli olduğunu ancak hukuki altyapının önemini vurguladı.

Türkiye’de Kürt sorununun demokratik çözümü ve kalıcı barış tartışmalarının sürdüğü Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında, gözler çerçeve yasanın uygulanmasına ve geri dönüşlere çevrildi. Avrupa’da yaşayan Kürt siyasetçilerinin de süreç kapsamında dönmesi bekleniyor.

Avrupa’daki Kürt kurumları, Kürdistanlılar, sivil toplum örgütleri ve sürece destek veren kesimlerin 27 Şubat çağrısından sonra çalışmalar yürüttüğünü belirten Zübeyde Zümrüt, yasa çerçevesinde dönüşlere dair Avrupa’da halk toplantıları ve birebir görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Zümrüt, “Avrupa’daki Kürt kurumları, sürecin barışa evrilmesi ve kalıcı bir barışın oluşması için kendisini sürecin öznesi olarak görüyor. Demokratik toplumun örgütlenmesi ve inşası konusunda çalışmalar yürütülüyor. Avrupa’da yaşayan Kürtler bundan sonra kendilerini daha geniş bir yelpazede örgütlemek, kendi dilini, kimliğini ve kültürünü yaşatmak ve geliştirmek konusunda çalışmalar yürütüyor. Bu süreç Türkiye ile sınırlı değildir. Bugün dört parçada ve Avrupa diasporasında yaşayan, sürgün edilmiş, göç etmek zorunda kalmış binlerce Kürt var. Avrupa’daki Kürt toplumu yıllardır kendi dilinin, kimliğinin ve statüsünün tanınması ve demokratik hakların güvence altına alınması için mücadele ediyor. Bu süreç içerisinde de barış ve demokratik toplumun bir an önce hukuki zemine kavuşması, Kürtlerin statüsünün tanınması ve demokratik hakların güvence altına alınması için Avrupa’da ciddi bir örgütlenme ve çalışma yürütülüyor” dedi.

Dönüş İçin Çağrılar Bekleniyor, İsimler Belirlendi

Avrupa’daki örgütlülüklerini sürdürmeye devam edeceklerini ifade eden Zübeyde Zümrüt, barışın inşası için Türkiye’de yapılacak çalışmalara da katkı sunacaklarını söyledi. Zümrüt, “Yaptığımız görüşmelerde birçok kişinin bu konuda kendisini hazır hissettiğini ve demokratik toplumun inşasına dahil olmak istediğini gördük. Bu çalışmalar belli bir aşamaya geldi. Avrupa’dan ilk etapta bir grubun Türkiye’ye gelmesi konusunda hazırlıklarımız var. Ancak bu sadece Türkiye’ye gelip orada bulunma meselesi değil. Bu Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla birlikte sürece dahil olma ve sürecin güçlenmesine katkı sunma meselesidir. Demokratik toplum mücadelesi sonuç alıncaya, Kürtlerin statüsü, anadilde eğitim, kültürel haklar ve diğer haklar anayasal güvence altına alınıncaya kadar Kürtler bulundukları her yerde mücadelelerini sürdürecektir. İlk grup konusunda bazı hazırlıklarımızı belli bir merhaleye getirdik. İlk grubun ardından sürecin gidişatına göre yeni hazırlıklar yapılacak. Avrupa açısından gelişlerle ilgili yapılacak çağrıları bekliyoruz. Gelecek isimler belli. Ancak bu isimleri şu aşamada kamuoyuyla paylaşmak için henüz erken olduğunu düşünüyorum” dedi.

Dönüşlerin Hukuki Zemini Olmalı

Avrupa’dan gelecek kişilerin hukuki sorunları bulunduğunu vurgulayan Zümrüt, “Bazılarının aldığı cezalar, devam eden davaları ve dosyaları bulunuyor. Dolayısıyla geri dönüşlerin hukuki bir zemininin olması gerekiyor. İnsanlar geri dönerken yeniden yargılanma veya tutuklanma riskiyle karşı karşıya kalacaksa, bu sürecin doğru bir zeminde yürütülmediği anlamına gelir. Bunun hukuki garantisi olmalıdır. Burada asıl mesele, grupların Türkiye’ye girişinden ziyade bunun hukuki zemininin oluşturulmasıdır” diye belirtti.

Çağrı Halinde Sürece Katkı Sunmaya Hazırız

Türkiye’de yıllarca siyaset yaptığını ve mücadele yürüttüğünü belirten Zübeyde Zümrüt, “Türkiye’de ve Kürdistan’da siyaset yürütmenin, özellikle 1990’lı yılları ve 12 Eylül darbesini yaşayan biri olarak ne anlama geldiğini biliyorum. Kürt kimliğinin ve kadın kimliğinin tanınmadığı bir zeminde mücadele yürüttük. Bunun bedelinin ağır olduğunu da biliyorduk. Cezaevleri, sürgün, ölüm ve faili meçhuller yaşandı. Ben de bu sürecin bir parçasıyım. Son 6 yıldır sürgündeyim ve aynı mücadeleyi sürdürmeye devam ediyorum. Türkiye’ye dönüş çağrısı yapılması halinde katkı sunarım. Dönüş koşulları süreçteki gelişmelere bağlıdır. Türkiye’de olabilir miyiz, olamaz mıyız, dönüş nasıl gerçekleşir; bunları süreç gösterecek. Nerede olursak olalım bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz” diye kaydetti.

Sürecin başarıya ulaşması için yalnızca devletin atacağı adımların beklenmemesi gerektiğini belirten Zübeyde Zümrüt, toplumun beklenti içerisinde olmadan mücadelesini sürdürmesi gerektiğinin altını çizdi.

Avrupa’da Yoğun Örgütlenme Çalışmaları Sürüyor

Avrupa’daki Kürt kurumlarının örgütlenme ve inşaya dair kongreye gideceklerini söyleyen Zübeyde Zümrüt, “Avrupa olarak biz de kongre süreçlerine giriyoruz. Kendi kongrelerimizi yaparken, bunu daha geniş bir kapsamda ele alıyoruz. Süreci halka ve topluma mal etmek gerekiyor. Halkın kendi öz dinamikleriyle sürece dahil olması önemli. Ancak devleti zorlayarak ve devlet mekanizmalarının demokratikleşmesi için mücadele ederek adım attırabiliriz. Mücadele ettikçe sonuç alabileceğimize inanıyorum” dedi.

Mücadelenin uzun soluklu olduğuna dikkati çeken Zübeyde Zümrüt, “Her şeyden önce Abdullah Öcalan’ın hâlâ İmralı’da bulunması ve fiziki özgürlüğü meselesi üzerinde durmak gerekiyor. Tüm halklarımızın bu sürecin etrafında kenetlenmesi gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.