Ağrı’nın Diyadin ilçesinde, siyanürle altın çıkarma girişimlerine karşı büyük bir miting hazırlığı sürüyor. “Toprağımıza, suyumuza sahip çıkıyoruz” şiarıyla düzenlenecek mitinge çağrı yapan ekolojistler, “Soluyacağımız temiz hava yoksa, barış içerisinde bir toplum yaşantısı mümkün değil” sözleriyle doğa savunmasının önemine dikkat çekti.
Mezopotamya Ekoloji Hareketi ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ekoloji Komisyonu’nun öncülüğünde, Ağrı’nın Diyadin ilçesinde faaliyet göstermesi planlanan Türk Altın Maden İşletmesi’nin siyanürlü altın arama çalışmalarına karşı geniş katılımlı bir miting organize ediliyor. 26 Eylül tarihinde Diyadin ilçe otogarında gerçekleşecek etkinliğe, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ve çok sayıda ekolojist konuşmacı olarak katılacak.
Ekoloji Hareketi ve DEM Parti, miting hazırlıklarını köy ve mahallelerde sürdürdükleri çalışmalarla yoğunlaştırdı. Kurum temsilcileri ve ekoloji örgütleri, bölge halkını mitinge destek olmaya çağırdı.
Altın madeninin faaliyete geçmesi durumunda bölgeyi büyük bir ekolojik yıkımın beklediğini vurgulayan DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, maden projelerinde tonlarca kimyasal madde ve siyanür kullanılacağına dikkat çekti. Demir, “Olası bir deprem ya da yoğun yağışta kimyasallarla karışık bulamacın suya karışma riski çok yüksek. Bugün Diyadin halkı şahsında bütün bölge halkı çok ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya. Özelde Diyadin halkını ve bütün halkımızı mitinge destek vermeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
DEM Parti Ekoloji, Tarım ve Hayvan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Melis Tantan ise bölgede son yıllarda artan maden ve enerji politikalarının bir talan politikası olduğunu belirtti. Tantan, “Bölgeye gelen her maden projesi, köylülerin merasına, toprağına, evine el konularak yapılıyor. Toprağı, suyu ve havayı zehirliyor. Bu projeler arttıkça halkın yaşayacak yeri kalmıyor. Diyadin’deki altın madeni projesi tüm bir ilçeyi yok etmekle kalmayacak, tüm bir havzayı da yok edecek” değerlendirmesinde bulundu.
Yakın geçmişteki İliç, Bergama ve Kaz Dağları örneklerini anımsatan Melis Tantan, “Altın ayrıştırılırken havaya karışan ağır metaller, kullanılan siyanür, ormanları, meraları, köyleri yok edecek düzeyde. İliç’te olduğu gibi bir liç dağının yıkılması hem Murat Nehri’ni hem yeraltı ve içme sularını hem de tüm canlıların hayatını riske atıyor. Murat Nehri’nin karıştığı Fırat Havzası, Suriye’ye kadar, Basra Körfezi’ne kadar zehirlenme tehdidiyle yüz yüze. Tam da barış ve demokratik toplum sürecinde insanları köyden boşaltmaya zorlayan, toprağına, suyuna zehirleten bu projeler özel savaşın devamı değil mi? Yaşayacağımız yer yoksa soluyacağımız temiz hava yoksa barış içerisinde bir toplum yaşantısı mümkün değil. Henüz geç değil” sözleriyle acil eylem çağrısı yaptı.
Mezopotamya Ekoloji Hareketi Eş Sözcüsü Erdoğan Ödük ise, “Doğayı talan eden, dereleri kurutan ve doğayı yaşanmaz hale getiren ekokırım politikalarına karşı miting gerçekleştirilecek. Bu altın madeni ile beraber bütün bir Murat Nehri, bütün bir Murat Havzası çok ciddi bir ekokırımla karşı karşıya. Olası bir siyanür sızıntısı ile bölgede yaşanmaz bir alan doğacak ve insanların göçüyle, doğadaki tüm varlıkların yok oluşuyla sonuçlanacak” uyarısında bulundu.
DEM Parti Diyadin İlçe Eşbaşkanı Ahmet Karatay da, Koza’nın Türk Altın Madeni’ne devrettiği madenin Diyadin ve bölgenin büyük bir kısmına vereceği zararı öngörerek mitingi planladıklarını dile getirdi. Karatay, “Suyumuza, doğamıza ve havamıza sahip çıkmak için gerçekleştiriyoruz. Tüm STK’lara, sivil toplum örgütlerine çağrı yapıyoruz; gelin sesimize ses verin. Yarın geç olmadan bu emperyalist, sömürgeci sisteme karşı hep birlikte sesimizi yükseltelim” şeklinde konuştu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.