Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa tartışmaları sürerken, Alevi toplumunun temsilcileri ve aydınlar demokratikleşme adımlarına dair beklentilerini dile getiriyor. Tarihçi-yazar Doç. Dr. Yalçın Çakmak ve araştırmacı-yazar Turabi Saltık, sürecin başarıya ulaşması için Alevilerin inanç ve kimlik haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
Alevilik sorununun tarihsel köklerine dikkat çeken Yalçın Çakmak, devletin Alevi toplumuyla samimi bir yüzleşme gerçekleştirmesinin hayati önemde olduğunu belirtti. Toplumda süregelen Alevi fobisinden ve nefret dilinden arınılması gerektiğini ifade eden Çakmak, bu konuda siyasi iktidara büyük sorumluluk düştüğünü hatırlattı.
Dersim’in hem Alevi hem de Kürt kimliği açısından merkezi bir öneme sahip olduğunu belirten Çakmak, 1937-38 yıllarında yaşanan acı olaylarla yüzleşilmesinin önemine değindi. Çakmak, “2010’lu yıllarda dile getirilen özür beyanlarının devamı gelmedi. Bugün atılacak adımlar, mağdur edilen kesimlerin itibarlarının iadesi açısından değerlidir. İnsanların mezar yerlerinin belirlenmesi ve geçmişin karanlık sayfalarının nesnel bir şekilde aydınlatılması toplumsal barışın önünü açacaktır” dedi.
Yasal düzenlemelerin hayata geçirilmemesinin toplumsal beklentileri zayıflattığı uyarısında bulunan Turabi Saltık ise çerçeve yasa tartışmalarının yeni bir fırsat sunduğunu belirtti. Alevilerin taleplerinin on yıllardır çözümsüz bırakıldığını ifade eden Saltık, sürecin tüm toplumsal kesimleri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Alevi toplumunun en temel talebinin eşit yurttaşlık olduğunu hatırlatan Saltık, “Cemevlerinin ibadethane olarak yasal statüye kavuşması ve Aleviliğin bir inanç ve yaşam biçimi olarak resmen tanınması artık kaçınılmazdır. Bugüne kadar haklar hep sözde kaldı, anayasal bir güvence sağlanmadı. Türkiye’de toplumsal huzurun tesisi için bu hakların parlamentoda yasalaşarak kalıcı hale getirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Toplumun büyük bir umutla demokratik adımları beklediğini ifade eden aydınlar, sürecin sadece söylemde kalmaması ve somut yasal reformlarla desteklenmesi çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.