enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,8197
EURO
55,8986
ALTIN
6.784,52
BIST
13.238,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
16°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Açık
23°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C

Deprem Mağduru Aileler Adalet Taleplerini Yineledi: ‘Kamu Görevlileri de Yargılansın’

Deprem Mağduru Aileler Adalet Taleplerini Yineledi: ‘Kamu Görevlileri de Yargılansın’
20 Eylül 2026 14:48
A+
A-

Kahramanmaraş merkezli depremde yakınlarını kaybeden aileler, sorumluluğun yalnızca müteahhitlere indirgenmemesini, sorumlu kamu görevlilerinin de yargılanmasını talep etti.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde yakınlarını yitiren aileler, Adalet Peşinde Aileleri Platformu ile mücadelelerini sürdürüyor. Adalet Bakanlığı önünde sürdürdükleri nöbet eylemi 10’uncu gününe girdi.

Burada yapılan açıklamada, “Unutmak yok, affetmek yok, başka canımız yok. Alo adalet: sesimizi duyan var mı?” pankartı açılırken, “6 Şubat’ı unutma, unutturma” ve “Katiller halka hesap verecek” sloganları atıldı.

SEVDİKLERİMİZ MAKAMLARA KURBAN EDİLEMEZ

Açıklamada konuşan Adalet Peşinde Aileleri Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Celal Gezer, 6 Şubat depremlerinin üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen sorumluların hala hesap vermediğini söyledi. Gezer, “On gündür Adalet Bakanlığı’nın önünde, geceli gündüzlü, yağmurda, soğukta burada kalıyoruz. Bize reva görülen o acının üzerine her birimizin dünya kadar acısı var gerçekten. Dünya bir tarafa, omuzlarımıza binen acı bir tarafa. Bilen için böyledir. Bu dünya kadar büyük acıya rağmen 6 Şubat’tan sonra kendimize gelmeden kendimizi mahkeme salonlarında bulmaya başladık. Aileler adalet mücadelesinde mahkemelerde sürünürken, bugün de Adalet Bakanı ile bir görüşme yapmak için soğukta, yağmurda beklemek zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Depremden bu yana yaşadıklarını anlatan Gezer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu dört adli yılda ne kadar yol almışız? Bu davalar konusunda gördüğümüz sorunlar bize şunu gösteriyor: Bazı makamlar, bazı mevkiler sanki bu davaların üzerindeymiş gibi bir ilerleme oluyormuş. Ancak hiçbir makam, hiçbir mevki hukukun, adaletin üzerine değildir. Eğer Türkiye Cumhuriyeti hukuk ülkesi ise bu konu artık herhangi bir dosyanın, herhangi bir davanın gecikmesine dönük bir şey değildir. Bunlar, önceden bilinen, engellenmeyen ve gerekli önlemler alınmadığı için 53 bin insanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bir acının, bir vahşetin davalarıdır. Dolayısıyla bu davalar hiçbir makama, hiçbir mevkiye kurban edilemez. Biz zaten 6 Şubat’ta sevdiklerimizi kurban ettik. Neye kurban ettik; ranta, binaya koyulmayan beş ton demire, iki ton çimentoya kurban ettik. Durum bu kadar basit ve açıktır.”

TALEPLER

Ardından söz alan Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Elik ise, Adalet Bakanlığı’na ilettikleri görüşme talebinin güncelliğini koruduğunu belirterek, Adalet Bakanlığı’na yönelttikleri taleplerini şöyle sıraladı:

Etkili ve zamanında soruşturma: Soruşturmalar tamamlanmalı, deliller gecikmeksizin toplanmalı ve yeterli şüphe bulunan dosyalarda iddianameler hazırlanmalıdır.

Tüm sorumluluk zincirinin araştırılması: Soruşturmalar müteahhitlerle sınırlandırılmamalıdır. Projelendirme, ruhsatlandırma, yapı denetim, kullanım izni, risk tespiti ve güçlendirme süreçlerinde sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kamu görevlilerinin eylem ve ihmalleri araştırılmalıdır.

Soruşturma izni süreçleri ve bilirkişilik: Soruşturma izni süreçleri etkili soruşturmanın önüne engel oluşturmamalıdır. Bağımsız, tarafsız ve bilimsel bilirkişilik incelemeleri bilimsel verilere dayanmalı, denetlenebilir olmalı ve sorumluluk zincirinin bütünlüğünü kapsamalıdır.

Çelişkili raporlar ve suç vasfı: Çelişkili raporlar giderilmeden karar verilmemelidir. Suç vasfının tüm deliller değerlendirilerek belirlenmesine ilişkin bulunduğu dosyalarda bu ihtimal etkili biçimde araştırılmalı; birden fazla deprem dosyasında yargılanıldığı durumlarda tekrar eden eylem ve ihmaller ile dosyalar arasındaki bağlantılar da değerlendirilmelidir.

Makul sürede yargılama: Makul sürede ve usulüne uygun yargılama için; eksik evrak, bilirkişi gecikmeleri ve usul nedeniyle davaların yıllarca sürmesine son verilmelidir. Kararlar gerekçeli, denetlenebilir ve hukuka uygun olmalıdır. Dört adli yıl geçti; biz artık yalnızca tek tek sanıkların cezalandırılmasını değil, 6 Şubat’ta on binlerce insanın neden yaşamını yitirdiğini ve bu ölümleri önlemekle yükümlü tüm kişi ve kurumların sorumluluğunun ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Hukukun üstünlüğü bir söylemden ibaret değildir.

MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Taleplerin ardından Elik, açılan dava dosyalarına dair konuşarak, “İddianamesi hazırlanmayan dosyalardan araştırılmayan kamu görevlisine, yakalanmayan idari sanıktan eksik bilirkişi incelemesine ve usul hataları nedeniyle başa dönen dava yargılamalarına kadar geç gelen adalet, adalet değildir. Yitirdiğimiz canların hesabı sorulana ve sorumluluğu bulunan herkesin eylem ve ihmalleri bağımsız ve etkili bir yargı sürecinde araştırılana kadar adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.