Dersim’de düzenlenen ‘Dersim Pirler ve Analar Çalıştayı’nın ikinci oturumunda, kentin artan madde bağımlılığı sorunu ve Alevi inancına yönelik yaklaşımlar ele alındı. Katılımcılar, toplumsal dayanışma çağrısı yaparken, Alevi toplumunun hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması gerektiğinin altını çizdi.
Dersim Alevi Ansiklopedisi tarafından Hüseyin Güntaş Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen çalıştayın 2’nci oturumuna yoğun katılım oldu. Oturumda Pir Kazım Açıktepe, Pir İbrahim Teke ve Ana Rahime Kızılkan birer konuşma gerçekleştirdi.
Pir Kazım Açıktepe, konuşmasında Alevi inancının rızalık ve ikrar üzerine kurulu olduğunu belirtti. Günümüzdeki uygulamaların inancın özünden uzaklaştığına dikkat çeken Açıktepe, müsahipliğin temel ilkelerden olduğunu ve cemlerin rızalık alma yerleri olduğunu vurguladı. Açıktepe, yolun ancak ikrar verilerek ve taliplerin pirlerini, pirlerin de taliplerini bulmasıyla yürüyebileceğini ifade etti.
Açıktepe, konuşmasında Dersim’de giderek artan madde bağımlılığına da değinerek, bu durumun bir kent için kabul edilemez olduğunu dile getirdi. “Birbirimize Hızır olalım. Birbirimizin elinden tutalım” çağrısında bulunan Açıktepe, yaşam arzusuna ulaşmak için toplumsal emeğin önemine işaret etti.
Ana Rahime Kızılkan ise, cemlerin sadece bir ayin olmadığını, aynı zamanda sorunların açıkça konuşulduğu, ortak aklın arandığı ve gönül birliğinin sağlandığı yerler olduğunu belirtti. Kızılkan, ocağa hizmet edenlerin ve hakikati yaşatmaya çalışanların karşılaştığı baskı ve unutturulma çabalarının, yolun ne denli değerli olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.
Pir İbrahim Kete, yıllarca süren baskı ve ezilmişliğe rağmen ayakta kalan bir inanç olduklarını ifade etti. Kete, hiçbir iktidar döneminde Alevilerin hak ve özgürlüklerine ilişkin somut bir adım atılmadığını, seçim meydanlarında verilen sözlerin yerine getirilmediğini ve Alevi toplumuyla adeta alay edildiğini savundu.
Kete, Alevi yolunun eline, beline, diline hâkim olmayı şart koştuğunu hatırlatarak, zalimin değil, mazlumun yanında yer aldıklarını ve barışı savunduklarını kaydetti. Emeği kutsadıklarını ve kendilerini bildikleri takdirde başkalarının onları tanımlayamayacağını sözlerine ekledi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.