Yeni adli yılın açılışı dolayısıyla Türkiye genelindeki barolar ve hukuk örgütleri, yargının bağımsızlığı ve adil bir adalet sisteminin gerekliliği üzerine önemli açıklamalar yaptı. Hukukçular, ülkedeki adalet krizine ve yargının siyasallaşmasına dikkat çekerek, bağımsız bir yargının inşası çağrısında bulundu.
Ankara’da Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Hukukçu Dayanışması, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Adalet İçin Hukukçular ve Toplumsal Hukuk gibi oluşumlar, adli yıl açılışına ilişkin Ankara Adliyesi önünde bir araya geldi. Açıklamayı yapan ÇHD Ankara Şube Sekreteri Nergiz Görnaz, hukuk alanında yaşanan sorunlara ve yaygınlaşan hukuk ihlallerine değindi. Görnaz, avukatların ve toplumun karşı karşıya olduğu saldırı, baskı, yoksulluk ve güvencesizliğe karşı mücadele ve dayanışma çağrısı yaparak, “Mücadelenin ve direnenlerin safında adalet kavgamızın yeni dönemini karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.
Nergiz Görnaz, adaletsizliğin bir devlet politikası haline geldiğini belirterek, “Her sabah yaşanan polis baskınlarının sıradanlaştığı; ifade özgürlüğünün, masumiyet karinesinin ve hukukun temel ilkelerinin tamamen ortadan kaldırıldığı günlerden geçiyoruz” dedi. Görnaz, yargının bir ‘sopa’ gibi kullanılarak yeni saldırıların sürekli gündeme getirildiğini ve hukuk katliamlarının yaşandığını ifade etti. Görnaz, “Faşizmin saldırıları ve baskıları artacak, yeni saldırılar, yeni hukuksuzluklar ile gündemimiz dolup taşacaktır. Bunun bilincinde olduğumuz kadar tek çarenin dayanışma ve mücadele olduğunun da bilincindeyiz” şeklinde konuştu. Açıklamanın sonunda “Savunma susmadı, susmayacak” sloganı atıldı.
İzmir Barosu da Bayraklı Adliyesi önünde düzenlediği açıklamayla yeni adli yılı değerlendirdi. Açıklamada, “Geciken adalet, adalet değildir”, “Avukata şiddete son” ve “Avukat güvende değilse yurttaş tehlikede” yazılı dövizler taşındı.
İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, hukukun üstünlüğünün, yargı bağımsızlığının, savunma hakkının ve temel hak ve özgürlüklerin ağır biçimde aşındığı bir dönemde adli yılın açıldığını kaydetti. Yargının bağımsız ve tarafsız olma niteliğini kaybederek siyasi bir araca dönüştüğünü vurgulayan Yılmaz, yargı kararları aracılığıyla yurttaşların, siyasetçilerin, gazetecilerin, akademisyenlerin, öğrencilerin, sendikacıların ve hukukçuların özgürlüklerinin kısıtlandığına dikkat çekti. Yılmaz, “Hakim ve savcıların görevi, herhangi bir siyasi iradenin beklentisine göre karar vermek değil, Anayasa’ya, kanuna, hukuka, vicdani kanaate ve insan haklarına bağlı kalmaktır. Talimatla hukuk, telkinle adalet, baskıyla bağımsız yargı olmaz” diye konuştu.
Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının bile tartışmaya açıldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının ise dikkate alınmadığı bir hukuk sisteminde hukuk devletinden söz edilemeyeceğini belirten Yılmaz, yeni adli yılın hukukun üstünlüğünün, bağımsız yargının, özgürlüğün ve adaletin yılı olması temennisinde bulundu.
Diyarbakır Barosu da adli yıl açılışı kapsamında Diyarbakır Adliyesi önünde bir açıklama yaptı. Çok sayıda avukatın destek verdiği açıklamada konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, “Biz Diyarbakır Barosu olarak dün olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, demokrasiyi, özgürlükleri ve barışı savunmaya devam edeceğiz” dedi. Güleç, yeni adli yılın; adaletin herkes için eşit, hukukun herkes için bağlayıcı, savunmanın özgür, yargının bağımsız, kadınların ve çocukların güvende, barışın kalıcı olduğu bir Türkiye’nin inşasına vesile olmasını dilediklerini belirtti.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.