Futbolun toplumsal birleştirici gücü, tribünlerdeki kutuplaştırıcı ve ayrımcı söylemlerle gölgeleniyor. Son dönemde oynanan müsabakalarda, tribünlerden yükselen dışlayıcı tezahüratlar toplumsal barış zeminine zarar veriyor.
Türkiye’deki futbol tribünleri, sporun birleştirici ruhunun aksine, fanatizm ve ayrımcı dilin derinleştiği alanlar haline geliyor. Çeşitli kulüplerin taraftar gruplarının tribünlerde, geçmişte Abdullah Öcalan tarafından başlatılan barış ve demokratik toplum süreci aleyhine ve toplumsal barış çabalarını hedef alan tezahüratlarda bulunması dikkat çekiyor. Statlarda yükselen bu söylemler, halklar arasındaki barış ve kardeşlik iklimini zedelerken kutuplaşmayı da körüklüyor.
Tribünlerden yükselen ayrımcı söylemlere karşı yetkililerin sessizliği sürerken, spor kurumlarının çifte standart uyguladığı eleştirileri yapılıyor. Geçtiğimiz sezon Amedspor forması giyen Çekdar Orhan, sahada sergilediği barışçıl bir jest nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından “ideolojik propaganda” gerekçesiyle 5 maç men ve kulübe 600 bin TL para cezası ile cezalandırılmıştı. Benzer şekilde, Amedspor tribünlerinin barışçıl mesajlarına yönelik ağır para cezaları uygulanırken, diğer tribünlerdeki ayrımcı ve dışlayıcı tezahüratlara karşı somut yaptırımların uygulanmaması tepki çekiyor.
Bu atmosferde, Amedspor’un deplasmanda oynayacağı müsabakalar toplumsal kabul ve barış iklimi açısından önemli bir test niteliği taşıyor. Kocaelispor ile deplasmanda karşılaşacak olan Amedspor’un müsabakası öncesinde güvenlik önlemleri alınırken, statta sergilenecek tutum yakından takip ediliyor. Maç esnasında atılacak sloganlar ve Amedspor taraftarlarına yönelik yaklaşım, sporun birleştirici gücünün mü yoksa dışlayıcı dilin mi hakim olacağını gösterecek. Spor kulüplerinin ve taraftarların karşılıklı sağduyulu yaklaşımları, toplumsal barışın inşasına katkı sunabilir.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.