Rojava ile dayanışma amacıyla Türkiye’ye gelen ve Mardin’de gözaltına alındıktan sonra sınır dışı edilmek üzere götürüldüğü İstanbul’da cinsel saldırıya uğradığını açıklayan Alman aktivist Paula Maier, yaşadığı hak ihlallerini anlattı. Sınıf Mücadelesi Örgütleri Federasyonu (FKO) üyesi olan Maier, maruz kaldığı şiddetin siyasi yapılardan bağımsız olmadığını belirterek mücadeleye devam edeceğini vurguladı.
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri hareketlilik ve saldırılara karşı dayanışma göstermek amacıyla Almanya’dan Mardin’e gelen 16 enternasyonalist genç, 28 Ocak’ta gözaltına alınarak haklarında sınır dışı kararı verilmişti. Mardin’den karayoluyla İstanbul’a getirilen gençler, 29 Ocak’ta İstanbul Havalimanı’nda uçağa bindirilmek istenirken zorla indirilerek darp edilmiş ve ardından sınır dışı edilmişti. Süreçte tek kişilik hücrede tutulduğunu belirten Paula Maier, burada bir memurun tecavüzüne maruz kaldığını açıkladı.
Türkiye’ye geliş amaçlarının bölgedeki durumu yerinde gözlemlemek ve belgelemek olduğunu ifade eden Maier, özellikle Rojava’daki kadın odaklı toplumsal modele dikkat çekmek istediklerini belirtti. Maier, “Rojava, savaşın ve otoriterliğin ortasında meclisler, kadın örgütleri ve öz yönetim modelleriyle başka bir yaşamın mümkün olduğunu gösteren önemli bir ilham kaynağı oldu” dedi.
Gözaltı sürecinde ağır hak ihlallerine ve cinsel şiddete maruz kaldığını belirten Maier, yaşadıklarının münferit olmadığını, muhalif sesleri kısmak amacıyla sistematik bir yöntem olarak kullanıldığını ifade etti. Maier, “Devletlerin; gazetecilerin, aktivistlerin ve enternasyonalistlerin gerçekleri aktarmasını engellemek için korku iklimi yaratmak istiyor. Bu baskı ve şiddet, sadece cezalandırma amacı taşımıyor, aynı zamanda başkalarının dayanışma göstermesini engellemeyi hedefliyor” diye konuştu.
Yaşadığı ağır travmaya karşı yoldaşlarının ve kadınların dayanışması sayesinde sesini yükseltme kararı aldığını söyleyen Alman aktivist, “Dünyanın dört bir yanından kadınların ‘utanç yer değiştirmeli’ çağrısı benim için de siyasi bir mesaja dönüştü. Yaşananları kamuoyuna taşımak ve sessiz kalmamak kendi başına bir direniş biçimidir” ifadelerini kullandı.
Federal Almanya hükümetinin de bölgedeki çatışmalardaki sorumluluğuna dikkat çeken Maier, silah ihracatı ve siyasi anlaşmalar nedeniyle Almanya’daki gelişmelerin Kürdistan ve Türkiye ile doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti. Maier, “Baskı, tutuklama ya da şiddet geri adım atmamıza neden olamaz. Aksine daha fazla örgütlenmek ve kararlı olmak için bir gerekçedir. Hak ve özgürlük mücadelelerini desteklemeye, yaşanan hak ihlallerini aktarmaya devam edeceğim” dedi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.