Göynük Çayı Havzası Çevre Koruma Platformu, Bingöl’ün Göynük Çayı Havzası’nda yapılması planlanan Hidroelektrik Santrali (HES) projesine karşı Azizan Gölü çevresinde panel ve etkinlik düzenledi. Çevre köylerden yüzlerce yurttaşın katıldığı etkinlik alanına, “Bölgemizde HES projesi istemiyoruz”, “HES çözüm değil yıkımdır”, “Göynük Çayı özgür akacak” ve “Doğamız yok olsun istemiyoruz” yazılı pankartlar asıldı.
Panelde konuşan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bingöl İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Canfidal Boldaş, Bingöl genelinde ve özellikle Karacehennem bölgesindeki orman kesimlerinin “gençleştirme” adı altında maskelenerek rant ve güvenlikçi politikalara hizmet ettiğini ifade etti. Ormanların yok edilmesiyle bölgenin insansızlaştırılmak istendiğini belirten Boldaş, derelerin şirketlere peşkeş çekilmesine tepki gösterdi.
Boldaş, “Akan suyumuza kelepçe vuruyorlar ve suyumuzu o kelepçelerin arkasında hapsediyorlar. Yandaşlar zenginleşsin diye dağımızı, taşımızı, ormanımızı ve suyumuzu feda ediyorlar” dedi. Siyasi süreç ile ekoloji mücadelesi arasındaki bağa değinen Boldaş, “Toplumsal barış sağlandıkça eko-barış da sağlanacaktır. Ekoloji mücadelesi barış mücadelesiyle bütünleştikçe daha büyük kazanımlar elde edeceğiz. Onurlu bir barışın hakim olduğu, doğa talanının son bulduğu bir gelecek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu Eşsözcüsü Ekrem Alan ise Bingöl doğasının parça parça satıldığına dikkat çekerek, “Peri Vadisi’nde JES, burada HES. Bingöl’ün birçok bölgesinde talan var. Onurlu bir barış ancak ekolojik barışla mümkündür. Bedenimizdeki kanseri yenebiliyorsak, doğadaki bu kanseri de omuz omuza vererek yenebiliriz” diye konuştu. Gençlerin uyuşturucu batağına sürüklenmesi ile doğanın tahrip edilmesi arasında paralel bir yozlaştırma politikası olduğunu söyleyen Alan, birleşik mücadelenin önemine vurgu yaptı.
Avukat ve çevre gönüllüsü Kübra Sudan ise Karlıova, Solhan ve Genç ilçelerinde ekolojik zenginliklerin kontrolsüz projelerle tehdit altında olduğunu belirterde, “Herkes temiz bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Yaşam alanlarımıza dönük bu talana karşı hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu süreçte Bingöl Barosu da yanımızda yer alacaktır” dedi.
Konuşmaların ardından etkinlik konser programı ve çekilen halaylarla sona erdi.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.