Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ailesi, son günlerde bazı haber sitelerinde yer alan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Aile, bazı yayınlarda yer alan “cinsel istismar olayında Gülistan’ın rızası vardı” şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bu tür haberlerin hem yürütülen soruşturmaya hem de kızlarının hatırasına büyük bir saygısızlık olduğunu vurguladı.
Dosyada yer alan gizli tanık “Şubat”ın ifadelerine dikkat çeken aile, Gülistan Doku’nun cinsel istismar ve şiddete maruz bırakıldığı, bunu kabul etmediği için hastaneye gittiği ve ardından hastane kayıtlarının silindiği yönündeki beyanların ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti. Soruşturma kapsamında sağlık çalışanları, doktorlar ve veri işlem personelinin gözaltına alınmasının gizli tanık beyanlarının önemini ortaya koyduğunu ifade eden aile, kamuoyunun teyit edilmemiş bilgilerle yanıltılmaması çağrısında bulundu.
Söz konusu haberlerin yıllardır adalet mücadelesi veren aileyi derinden yaraladığını ifade eden açıklamada, “Bu yayınlar hem soruşturmanın ruhuna hem de kızımızın hatırasına zarar vermektedir” denildi. Gülistan Doku’nun halen bulunamadığını ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmadığını hatırlatan aile, basın kuruluşlarını ve gazetecileri etik ilkelere uygun davranmaya davet etti. Aile, Gülistan Doku’nun akıbetinin açıklanması ve faillerin cezalandırılması için yürüttükleri hukuki mücadelenin süreceğini vurguladı.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.