Ankara Gar Katliamı davasının firari sanıklarından Ömer Deniz Dündar’ın Türkiye’ye getirilmesinin ardından verdiği ifadeler, davanın seyrini ve devletin sorumluluğunu yeniden tartışmaya açtı. Dava avukatlarından Senem Doğanoğlu, Dündar’ın etkin pişmanlık kapsamında sunduğu beyanların, katliamdaki devlet sorumluluğunun genişlemesini engelleme amacı taşıdığını belirtti.
İdlib bölgesinde 2021 yılından bu yana tutuklu olduğunu belirten Dündar’ın, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) tarafından Türkiye’ye teslim edildiği öğrenildi. Avukat Doğanoğlu, Dündar ve beraberindeki 10 DAİŞ üyesinin Türkiye’ye getiriliş sürecinin şeffaf yürütülmediğine dikkat çekti. Doğanoğlu, Hangi gün, hangi vasıtayla getirildiğine dair dosyaya hiçbir belge gelmedi. Sanki Ankara’da sokakta yürüyordu da yakalanmış gibi bir hava yaratıldı diyerek sürecin muammalarla dolu olduğunu vurguladı.
Dündar’ın sıradan bir örgüt üyesi olmadığını ifade eden Doğanoğlu, sanığın DAİŞ içerisinde hızla yükselerek emir pozisyonuna geldiğini belirtti. Dündar’ın ifadesinde Balkanlar, Rusya ve eski Sovyetler bölgesinden sorumlu ofislerde görev aldığını beyan ettiğini hatırlatan Doğanoğlu, sanığın 10 Ekim katliamının planlayıcısı Yunus Durmaz ile yakın ilişkisine ve Adıyaman grubundaki kritik rolüne değindi.
Doğanoğlu, Dündar’ın itiraflarının katliamın sorumluluğunu sadece ölen isimlerin üzerine yıkmayı amaçladığını savundu. Dündar’ın Yunus Durmaz kendi inisiyatifiyle yaptı şeklindeki beyanlarının kamu sorumluluğunu gizlemeye yönelik olduğunu belirten Doğanoğlu, sanığın ifadeleriyle davanın çerçevesine müdahale etmeye çalıştığını ve devletin rolünün tartışılmasının önünü kesmek istediğini kaydetti.
Dündar’ın ilk kez sorgusunun yapılacağı duruşma, 30 Haziran’da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Avukatlar, Dündar’ın ifadesinde adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesini ve katliamdaki ihmal ve sorumluluk zincirinin tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını talep edecek.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.