Devletin baskı politikaları ve köy boşaltmaları nedeniyle çocuk yaşta köklerinden koparılarak batı metropollerine göç etmek zorunda kalan binlerce Kürt’ten biri olan Şehriban Defişet’in hikayesi, asimilasyon politikalarına karşı bir direniş öyküsüne dönüştü. Bugün Mardin’de Mezopotamya Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği (KOM KURDÎ DER) Eşbaşkanlığı görevini yürüten Defişet, yıllar önce uzaklaştırıldığı anadiliyle yeniden bağ kuruyor.
Ailesinin 1980’li yıllarda Şanlıurfa’daki köylerinin boşaltılması üzerine Adana’ya göç ettiğini belirten Defişet, henüz 12 yaşındayken Kürt kimliği nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılığı unutamıyor. Arkadaşının annesi tarafından Kürt olduğu gerekçesiyle dışlandığını anlatan Defişet, o dönem yaşadığı kırılmayı ve sonrasında eğitim hayatında karşılaştığı baskıları dile getirdi. Üniversite eğitimi için gittiği Yozgat’ta da kimliği nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldığını belirten Defişet, kardeşinin hayatını kaybetmesinin ardından öğretmenleri tarafından hedef alındığını söyledi.
Kardeşi Ferdi Defişet’in 2007 yılında Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde bulunan Kato Dağı bölgesinde yaşamını yitirmesinin ardından, ailesinin Adana’daki ticari hayatının da hedef alındığını vurgulayan Defişet, İnsanlar bizden alışveriş yapmayı kesti, borçlandık ve iflas ettik dedi. Yaşanan tüm bu toplumsal ve ekonomik baskıların ardından Mardin’e dönen Defişet, burada anadili ve kültürüyle yeniden buluştu.
KOM KURDÎ DER’in kuruluş sürecinde yer alan Defişet, bugün hem derneğin eşbaşkanlığını yürütüyor hem de dernek bünyesinde akademik Kürtçe eğitimi alıyor. Anadilini öğrenmenin ve yaşatmanın önemine değinen Defişet, Dil varlığımızdır, kimliğimizdir ve onurumuzdur. Kendi dilini öğrenmek için hiçbir zaman geç değildir diyerek asimilasyona karşı anadiline sahip çıkma çağrısında bulundu.
Bu haber Mezopotamya Ajansı kaynak alınarak hazırlanmıştır.